İş Yasasına göre ücret nedir?

İş Yasası’nın 26. maddesi ücreti;

“Genel anlamda ücret, bir işçiye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağı kapsar”

diyerek tanımlamıştır.

Öte yandan ise iş Yasası’nın 14/11. maddesi, kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde 26. maddedeki tanıma ek olarak

“İşçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatlerini de ücret kavramı içerisinde değerlendirilmesini öngörmüştür.”

Bu nedenle de teoride ve uygulamadan

  • “geniş anlamda ücret”
  • “giydirilmiş ücret”

olarak anılan ve işçiye bir iş karşılığı ödenen para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve yasadan doğan menfaatlerin tamamını kapsayan ücret kavramı ortaya çıkmıştır.

Türk İş kanunları çerçevesinde iş yeri Türkiye Cumhuriyeti Sınırları içerisinde olan bir işçinin ücreti ile ilgili olarak işverenin ve işçinin bilmesi gereken ve önem arz eden; bir ihtilaf durumunda bilmiyor olmanın bir hukuki bir etkisinin olmadığı durumlar aşağıdaki gibidir. İş veya görev yerinin Yabancı bir ülke olması yada işçinin yabancı ülke vatandaşı olması durumunda işverenin işletmesinin Türk kanun bütününe tabi olması nedeni ile Aşağıdaki durumlarda bir değişiklik olmaz.

  • İşçi ücreti; Türk parası ile en geç ayda bir ödenir.
  • Hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
  • Bir işyerinde aynı nitelikte işlerde ve eşit verimli çalışan kadın ve erkek işçilere sadece cinsiyet ayrılığı sebebiyle farklı ücret verilmez.
  • Toplu iş sözleşmelerine ve hizmet akitlerine buna aykırı hüküm konulamaz.
  • Hizmet akitlerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve yasadan doğan para ve parayla ölçülmesi olanaklı hakların tam olarak ödenmesi zorunludur.
  • İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilmez veya başkasına devir ve temlik olunmaz.
  • Ancak işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için yargıç tarafından takdir edilecek tutar bu paraya dahil değildir, bu sınırlamalar nafaka borcu alacaklılarının haklarını kaldırmaz.
  • İşveren her ödemede işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula yani bordro vermek veya işçinin yanında bulunan deftere ücretle ilgili bu hesapları yine imzası veya özel işareti altında kaydetmek zorundadır.
  • Bu pusula veya defterde öneminin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
  • Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
  • Hizmet akitleriyle işverenin tazminat karşılığı, işçi ücretlerinden geçici olarak alıkoyacağı miktar on haftada eşit taksitlerle kesilmek üzere işçinin on günlük ücreti tutarından fazla olamaz.
  • Tazminat karşılığı bu kesintiler, bütün iş süresi içindir ve bundan bir miktar mahsup edilince yeniden aynı esaslar dairesinde kesinti yapılabilir.
  • Tazminat kesintileri, mahsup yapılmasını gerektirecek bir zarar yapılmadan işten ayrılma hallerinde, işçiye kesintisiz olarak geri verilir.
  • Tazminat karşılığı geçici olarak alıkonulan paradan, mahsup yapılması gerektiği zaman işçi isterse işveren kendisine mahsubun hangi esaslara göre yapıldığı anlatmak ve buna ait hesaplarla fatura ve başka belgeleri göstermek zorundadır.
  • Tazminat karşılığı kesilen paralar en çok üç ay içinde milli bir bankaya yatırılır, işçi işinden ayrıldığında kesilen para faiz ve diğer gelirleri ile işçiye iade olunur.
Son Yazılar

Yorum Yapın