Zina Sebebi ile Açılan Boşanma Davasında Ayrılık Kararı

Yargıtay bir kararında zina sebebiyle açılan boşanma davasında ayrılığa hükmedilemeyeceğine karar vermiştir.

Fakat zaman zaman yargıtayın bu tür çıkışları zaman içerisinde yine yargıtay üyeleri tarafından toparlanmaktadır.

Hangi sebeple açılırsa açılsın her boşanma davası sadece boşanmaya ilişkin değil ayrılığa ilişkin olarak da sonucu açıklanabilecek olan bir dava türüdür. Bu nedenle boşanma davasının sonuçları arasında olan

  • Boşanma Davasının Reddi Kararı
  • Boşanma Davasının Sonucunda eşlerin ayrı yaşaması kararı (Ayrılık Kararı)
  • Boşanma Kararı

boşanma davası açıldığında beklenebilecek olan sonuçlar arasındadır. Aile mahkemesinde Boşanma davası yani TMK maddeleri ile Ayrılığa ilişkin dava da açılabilmektedir.

Yani dava istemi boşanmaya yönelik olabileceği gibi ayrılık istemi ile de dava açılabilmesinin Hukuki olarak önü açıktır.

Bu nedenle Zina sebebi ile ayrılığa ilişkin bir davanın varlığı zorda olsa kanunda tanımlanmıştır. Bu nedenle Yargıtayın verdiği bu karar Zina sebebi ile açılan “BOŞANMA” davasını bağlayan bir karar olarak kabul edilebilir. Ayrıca Zina sebebi ile boşanma Davasında Hakimin tarafların ikrarını bile kabul etmeme hakkı mevcut olması nedeni ile yargıtay bu kararı yasa ile çelişmekte ve hakimlere takdir hakkını kullanma kısıtlaması getirmektedir.

  • Oysa boşanma sebeplerinden biri (zina da dahil) sabit olunca aile mahkemesi ( yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hakimi boşanmaya veya ayrılığa hüküm ile mükelleftir.
  • Takdir sahibi olan hakim bu kararını gerekçeli karar metninde izah edecektir.

Bu nedenle zina sebebiyle açılan boşanma davalarında da hakim ayrılığa hükmedebilir. Bu hüküm hakimin takdirine bağlıdır. İspat koşullarına kanaat edilmemesi, tarafların tekrar bir araya gelebileceği fikri ayrılık kararı vermesi için etkendir. Ayrıca evliliğin devamında çocuklar için bir faydanın görülmesi durumunda; ayrılık kararı yaşı küçük olan çocukların korunmasına yönelik bir karar olarak da algılanabilir.

Dava yalnız ayrılığa İlişkinse aile mahkemesi ( yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hakimi tarafından boşanmaya karar verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse ve ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde aile mahkemesi (yoksa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi) hakimi tarafından ayrılığa karar verilebilir.

Açılan Dava Zina Sebebi ile Boşanmaya ilişkin bir dava ise ve, ( TMK. m. 170 f. 1 ) hükmüne göre boşanma sebebi İspatlanmış olursa, hakim boşanmaya zorunlu bir şekilde karar verir. Bu durumda ayrılık kararı verilmemelidir. Yerel uygulamada bu konunun aksi yönündeki kararlar görülmektedir. Yargıtay kabul gören uygulama nedeni ile bu yerel mahkeme kararlarını genellikle düzeltir. Fakat bu düzeltme için yine bir temyiz istemi yapılmalı ve yargıtayın bunu düzeltmesi talep edilmelidir. Bu nedenle uzman bir boşanma avukatı ile yol alınmasının önemi yine gündeme gelmektedir.

Recommended Posts

Yorum Yapın