Evli çiftlerin Anlaşma Yolu ile Boşanmalarına karar verilebilmesi için gereken şartlar nelerdir?

1 – Anlaşmalı boşanma başvurusu sırasında Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır.

Resmi olarak evlilik tarihinden itibaren en az bir yıl geçmiş olmalıdır. Bu sürenin getirilmiş amacı eşlerin birbirlerini daha iyi tanımaları ve kısa sürede boşanmaların önlenmesi kaygısıdır. Ancak anlaşmalı boşanma için getirilen bir yıllık şart, TMK.166/1’de açıklanan evlilik birliğinin temelinden sarsılması, yani şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmada yoktur. Bu nedenle kanun koyucunun evlilik birliğini en az bir yıl koruma gayreti bu maddede yoktur. Anlaşmalı boşanma ve Süre açısından diğer boşanma nedenlerine de bakarsak;

  • 161 zina nedeni ile boşanma davası zina sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde açılabileceğini düzenlemekte,
  • 162’de hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeni ile boşanmada yine altı ay içinde dava açılması gerektiği düzenlenmiş her ikisinde altı aylık süreyi geçirerek affeden tarafın dava hakkı olmadığı belirtilmiştir.
  • 163 de düzenlenen suç işleyen ve haysiyetsiz hayat süren eşle yaşaması kendisinden beklenemeyecek eş için süre şartı yoktur her zaman bu nedene dayanarak dava açabilir.
  • 164 terk nedeni ile boşanma davası açabilmek için en az altı ay dönmeyen veya evden kovan eşe ihtar çekilebileceğini belirtmiş,
  • TMK 165’de akıl hastalığına dayanan boşanma davasında süre şart yok ancak hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilmek koşulu vardır.

TMK 166/4 de boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıl ortak hayat kurulamamışsa eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verileceği düzenlenmiştir. Anlaşmalı Boşanmak İsteyen Çiftler arasında bir yıl evli kalma şartını gerçekleştirmeyen çiftlerin yapmış olduğu hatalar. TMK.166/3 gereği anlaşmalı boşanmak isteyen ancak bir yıllık süreyi doldurmamış olan evli çiftler için kanun mutlak anlamda izin vermiyor.

Bu süre şart nedeni ile bir yılını doldurmamış olan fakat anlaşmalı boşanmak isteyen çiftler yanlış yönlendirmeler sonucunda TMK.166/1 maddesine dayanarak boşanma davası açıyorlar. Bu durumda ilgili kanun maddesi gereği olan kusur ispatı sorunu ortaya çıkmakta, şiddetli geçimsizliğinin olduğunu HMK nın kabul ettiği deliller ya da şahitlerle ispat etmek durumunda kalınmaktadır.

2002 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu, 2010 yılına kadar birçok düzenleme geçirmesine karşın hala birçok konuda yeni düzenlemelere gereksinimi vardır. Anlaşmalı boşanma davası içinde bir yıllık süre şartının kaldırılması bunun yerine aile sorunları uzmanı yani bu konuda uzman psikolog veya sosyal hizmet uzmanı ile çiftlerin görüşmesi sağlanarak uygun görüldüğünde anlaşmalı boşanmalarına karar verilmesi daha doğru olacağı yönünde kanaatimiz mevcuttur. Birçok meslektaşımızın da bizimle benzer görüşte olduğunu düşünmekteyiz.

Anlaşmalı boşanma davalarında mutlaka tarafların bizzat duruşmaya gelme şartının da aranmayıp, Avukatlarına verecekleri özel vekâletnameler ile Avukatlarının temsili ile boşanmalarına karar verilebilme imkânı getirilmesinin de önünün açılmasının sosyal yaşam açısından taraflara kolaylık sağlayacağını düşünmekteyiz. Her ne kadar bu konu Artan boşanma sayısı nedeni ile oluşturulmamıştır. Anadolu’nun birçok bölgesinde kadınların haklarının erkekler tarafından kolaylıkla yok sayılması nedeni ile kadının iradesinin gerçekliğini araştıran bu gerekçe günümüz Türkiye’sinde varlık amacını yerine getirmekten çok bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir