Boşanma avukatı ve boşanma avukatlık hizmetlerini, İstanbul merkez olmak üzere tüm Türkiye'de vermektedir." />

Boşanma Avukatı kavram olarak bir uzmanlık alanı ile birlikte ilgi alanını temsil eder. Avukat bir meslek grubunu temsil eden kavramın ismidir. Doktorluk gibi… Nasıl doktorlar arasında uzmanlık alanları konusunda Standart eğitimlerine ek olarak bir sınav sonrasında uzmanlık alanı belirlenir. Avukatlarda bu avukatın kendisini ifade ederken kullandığı bir temsili etikettir. Avukat;  “boşanma avukatı” ifadesi ile ilgi ve uzmanlık alanına işaret eder. Ayrıca bir eğitim ve sınav ile uzmanlık alanları belirlenmez. Kemal Kaya ve Hukuk ekibinin özel ilgi alanları ve özel uzmanlık alanlarından biriside Boşanma davası konularıdır. Bu konuda 20 yıl üzerinde bir uygulama deneyimi ile öncelikle arabuluculuk konularını ve sonrasında da mağduriyetlerin ortadan kaldırılması konularında özel bir ilgi ve çaba sarfeden anlayışa sahiptir.

avukat-kemal-kayaKemal Kaya Hukuk bürosu boşanma davalarında tüm süreçleri boşanmanın gerçekleşmesi üzerine yada boşanma sonucunda mağduriyetlerin önüne geçmek amacı ile müvekkillerinin BEKLENTİ leri üzerine planlar. Süreç yönetiminde müvekkilin elde etmek istediği sonuç üzerine yol haritasını çıkartır. Bazen günlerce sürebilecek müvekkil toplantıları ile kendi ifademiz ile “Derin analiz” neticesinde boşanma davasının seyri ve sonuçları üzerine değerlendirme yapar. Boşanma davaları bir spor karşılaşması gibi farklı sonuçların elde edilebileceği bir dava türü olmasının tek sebebinin bu süreçlerin iyi yönetilememesi olduğu düşüncesine sahip olan ve bu konuda 20 yılı geçen deneyimleri ile süreç ve sonuçlar üzerinde yanılma payı oldukça düşük olan öngörüleri mevcuttur. Bu nedenle vekili oldukları müvekkilin beklentisine göre davanın süreçlerini ve seyri üzerinde belirledikleri yol haritası planlaması bir ekip tarafından yapılmaktadır.

Boşanma davalarının süreçleri üzerinde standart bir süre yoktur. Her davanın farklı bir dava olması nedeni ile önemli ola müvekkil beklentileridir. Bir kaç gün içerisinde netice alınabildiği gibi bir kaç yıl içinde netice alınmaması durumları da tamamen müvekkil beklentisi ile ilgilidir.

Boşanma avukatı olarak Kemal Kaya Hukuk Ekibi boşanma davası süreleri üzerinde yasalar ile sınırlı olmasına rağmen süreler üzerinde etkin belirlemeler yapabilmekte ve dava öncesinde müvekkillerini bilgilendirmektedir. En önemli konunun Toplumun bireyi olan aile üyesi  eşin mağduriyetinin engellenmesidir. Hakların savunulması ve Hukuk eli ile hakların talep edilerek elde edilmesi yönündeki anlayışımızı destekleyen en önemli somut veriler ise şunlardır.

Kemal Kaya; İstanbul Barosu Arabuluculuk Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurucu Üyeler Arasındadır.

Kemal Kaya; Çalışma Boşanma ve İnternet Mağdurları yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Buradan görüleceği üzere Kemal Kaya için en önemli değerin çözüm bulmak ve mağduriyetleri sonlandırmak olduğu görülebilir. Bu derneklerin kurucuları arasında olması mağduriyete karşı özel bir ilgi ve hassasiyetinin olduğunu göstermektedir.

Bu anlayış nedeni ile Boşanma Avukatı olarak Kemal Kaya ve Hukuk ekibinin özel uzmanlık alanları arasında Boşanma Davaları olduğu çok rahatlıkla söylenebilir.

Tüm toplumlarda ilk insandan bu güne kadar geçen zaman içinde aile kavramı ile birlikte kullanım bulan kavramlardan birisidir boşanma kavramı. Boşanma kadın ve erkeğin birlikte isteyerek ve ortak karar alarak başlattıkları birlikteliklerini; her iki tarafın yada sadece tek tarafın isteği ile sonlandırma girişimi ve çabasıdır. Yeni Türk Medeni Kanunu ve Cumhuriyet Kurulması ile hayata Geçen Eski Türk Kanunu Medenisi Kadın ve erkeğin birlikteliklerinin Hukuki yönlerini ve boşanma davasının tarafını teşkil eden erkek ve kadının yani karı ve kocanın birbirlerine karşı hukuki sorumluluklarının korunmasına yönelik son derece gelişmiş bir hukuk sistemidir. Yeni Türk Medeni Kanunu ile küçük değişikliklerin hayata geçirilmesi ile yaşamın gelişen yönlerinin de kanun kapsamına alınmasını sağlamıştır.

Boşanma eylem olarak bir birlikteliğin sonlandırılması sürecidir. Birliktelik süresince var olan kazanımların ayrılması işlemi bu kavramın içindedir. Mal ayrılığı, nafaka, velayet isimleri herkes tarafından bilinmektedir. Bu yapısı nedeni ile boşanma; gerçekleşmesi beklenen bir somut isteği de beraberinde taşır. Biz buna kısaca “beklenti” genel adlandırması ile ifade edeceğiz.

Beklenti kelimesi bünyesinde “belirsizlik” kavramını da barındırır. Bu belirsizlik belirli koşulların yerine getirilmesi ile ortadan kaldırılabilir Beklentiler değişim gösterebilir ve değişebilir.

Her Boşanma davası birbirinden farklıdır.

Boşanma davalarında süreçleri ve sonuçları etkileyen değişken sayısı yani diğer davalardan ayrılan noktaların sayısı diğer dava türlerine göre daha fazladır. Olayların oluş şekli ile benzer olaylar bile yaşansa sonuç değişebilir. Yasalarımızda bunların hepsi ayrı ayrı tanımlanmıştır.

Boşanma taraflar arasında bir rekabeti oluşturan ve bir satranç oyunu gibi iyi hazırlanılması ve iyi yönetilebilen bir dava türüdür. Bu art niyetli ve kötü düşünceli bir tarafın diğerini ciddi anlamda zarar görmesine sebep olabileceği anlamını da taşır. Bunu yasa benzerliği olan gelişmiş ülkelerde de görebilmekteyiz. Boşanma davalarında yasa uygulayıcılar Aileden sorumlu devlet bakanlığının genelge ve yönergeleri ile kadına karşı pozitif ayrımcılık yapmakta ve bunu dile getirmekten çekinmemektedir. Bu nedenle yasanın yürürlükte olduğu 80 yıldan uzun süre içinde her dönem kadınların zor durumda bıraktığı erkeklerin yaşadıkları haksızlıklar olacaktır. Kadının korunması için ise uygulanan bu yasalar ise kadını korumaya yöneliktir. Bir toplumu Korumanın Yolu Kadını korumaktan geçeceğine inanan bir yasa ve gelenek bütününe sahip olmamız erkeklerin zaman zaman haksızlığa uğramasını sağlayabilir. Ama kadınların korunmaya ihtiyacının inkar edilmesi anlamına gelmemektedir.

Boşanma sonucunda her iki taraf içinde bir kayıp vardır. Bu olaydan kayıpsız ayrıldım diyen bir kişi bile olması mantık ve hukuk dışıdır.

İnsan doğası gereği; maksimum fayda ve minimum zarar isteği güdüsüne sahiptir.

Bu nedenle haklarını savunurken yada kendilerini ifade ederken düşülen yanılgılar nedeni ile yapılan hataların sonucu beklentileri ile uyuşmayabilir. Beklenti doğrultusunda sonuçlanmayan boşanma davası genellikle taraf ve taraf nedeni ile oluşan taraf vekili hatası nedeni ile olmaktadır. Boşanma davasının tarafı olan erkek ve kadını olayları aktarırken unutulanlar. Olayın yaşayan kahramanları olan erkek ve kadının kafalarında bu olayı yaşarken önem verdikleri olayların hukuki karşılıklarına karşılık olarak unutulanlar arasında yaşanan bazı olayların hukuki karşılıklarının son derece önemli olması ama bunların unutulması nedeni ile zamanında kullanılamaması gibi yapılan hatalar davanın seyrini ve sonucunu değiştirecektir. Davanın sonucunun değişmesi beklentinizin dışında bir sonuç alındığını gösterir. Bu zaman zaman basit bir nafaka belirlenmesinde yapılacak bir hata olarak son derece zararsız olabilirken, 18 aylık çocuklarının velayetini kaybeden bir annenin içine düştüğü durum gibi son derece yıkıcı da olabilir.

Boşanma ile ilgili genel yasaların var olması bu yasaların değişmeyeceği veya güncellenmeyeceği anlamını taşımaz. Resmi Gazete bunun için mevcuttur.. Resmi Gazete, yılda 354 gün basılmakta olup mükerrer sayılarla birlikte yaklaşık 410 sayı yayınlanmaktadır.

Sitemizde her makalemizde açıkladığımız olayı ispat eden bir yargıtay kararı mevcuttur. Resmi Gazete’de yayınlanmış bu kararlardan da göreceğiniz üzere bu siteyi hazırlarken tespit ettiğimiz yüzlerce taraf ve taraf vekili hataları nedeni ile beklentilerin dışında sonuçlanan somut olay mevcuttur.

Bu neden kaynaklanır? Açıklamamız tamamıyla gözlem ve yoruma dayanmaktadır.

Fakat bu, şu sonucu değiştirmez: Tarafların ve taraf vekillerinin hataları nedeni ile beklentilerin dışında sonuçlanan on binlerce “boşanma davası” bulunması gerçeğini değiştirmez.

Her hukukçunun detay ve sürekli güncellenen bilgileri takip etmesi düşünülemez. Gerçek de zaten bu yönde değildir.

Boşanma sürelerini kısaltma amacı ile prosedürel takip gerektiren bir dava türü haline gelmesi. Takibin tek kişi için bile çok zor bir hale geldiği en deneyimli boşanma avukatları tarafından da ifade edilmektedir.

Medeni Kanunlar Konusunda detay bilgi takip edilmesi gereken bir kavramdır. İçtihatlar ile Düzenli güncellenen ve günümüze uyarlanan tek Hukuk sistemidir. (Resmi Gazete ilanı ile)

Sosyal bir olgu olan Boşanma Davası belirli kuralların olduğu ve bu kuralların zorunlu icra edildiği bir yerdir. Boşanma istemine konu olan boşanma sebebine özgü farklı kanunlar, kurallar ve prosedürler mevcuttur. Hatalar genelde bu kanun kuralların icra edilememesi noktasında meydana gelir.

Toplum tarafından yuva yıkan kişi konumuna düşmek düşüncesini taşıyan ve bu konuya ilgisiz kalan hukuk adamı mevcuttur.

Boşanma davaları avukat için diğer davalara göre daha zahmetlidir. Örneğin bir ceza davasında karar duruşmasına kadar (tahmini en erken 18 ay) boşanmaya göre son derece az bir eylem yapmadan son duruşmada savunma hakkı çerçevesinde tek duruşmada istenilen sonuca ulaşabilirsiniz. Ama boşanma davası her duruşmasına hazırlanılması gereken bir dava türüdür. Buna karşılık sonucunda hapis cezası gibi bir olay olmadığı için avukatlık ücretleri daha düşüktür. Bu nedenle avukat bu konuya ilgisiz olabilir.

Yeteri kadar tecrübesi olmayabilir. deneyim anahtar kelimedir. Fark yaratır.

Boşanma davası takip süreçlerini organize edebilecek ekibi, ofisi, personeli olmayabilir. Bunlar dikkat edilmesi gereken noktalardır.

Tüm bu ve buna benzer birçok nokta neticesinde seçeceğiniz boşanma avukatında aramanız gereken kritik noktalar.

Boşanma davası katı kurallı icra edilen ve sosyal bir olgu olması nedeni ile hakim takdir hakkı çok geniş olan bir dava türüdür.  Hukuk muhakemeleri usul kanunu kuralları ve boşanma sebebini dayandırdığınız dava türünün kendi özel kuralları çerçevesinde devam eden bir süreçtir. Hakimin takdir hakkı eldeki deliller ve bunları sunma şekliniz ile kapsamı daraltılabilir. Hakimlerde yasalara göre karar veren karar noktasıdır. Yasaların üzerinde değildir. Hukuk işletilmesi ve yürütülmesi işleminin son noktası olarak takdir hakkını kullanmasına rağmen kendileri de denetlendiği için delillere rağmen takdir hakkını taraflı kullanamaz.

Taraflar için ise boşanma; sadece boşanma beraberinde gelen özgür yaşam anlamına gelmez farklı beklentileri içinde barındırır. Önemli olan sonucun; beklentilerinize ne kadar uygun olup olmadığıdır.

Unutmayın;

  • Boşanma davalarında hatalar bir zincir gibidir.
  • Sizin ilk görüşmenizden başlayarak sonuca kadar devam eden zincirin her bir halkası beklentinize uygun yönetilmelidir.
  • Beklentinizi de hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleşeceğini bilerek beklentinizi yükseltmeyin.
  • Size daha iyi sonuç vaat edilmesi bu sonucu elde edeceğiniz anlamına gelmez.
  • Her zaman bir zamanlar eşiniz olan diğer bireyin de haklarını en iyi şekilde temsil edebileceğini unutmayın. Bu onunda sizin olduğu kadar anayasal hakkıdır.

Uzman Boşanma Avukatı” Normal bir avukat değildir. İş disiplini olan, takip gerektiren bir konu olan boşanma üzerine uzmanlaşmış gerektiğinde sizi arama saatlerini “Sizi şu saate kadar arama izni rica ediyorum” şeklinde kendisini ifade eden bir avukattır. Günümüzde ve yakın bir gelecekte tüm avukatların Tıpkı doktorlar gibi uzmanlık alanlarının olacağı ve  Boşanma Avukatı terimi yerine boşanma süreçleri danışmanlığı altında değerlendirileceğini düşünüyoruz. Boşanma artık tek bir avukatın takip edebileceği bir dava türü olmaktan çıkmak üzere. Bu medeni hukuk alanında sürekli bir şeylerin değişmesi ve Anayasa ve yasa çıkarma organı olan TBMM dışında aileden sorumlu bakanlık çalışmaları nedeni eli kanun hükmünde kararname, yönerge ve genelgeler ile genişleyen bir kavramdır. Bu nedenle bir takım şeklinde çalışan hukuk bürolarının beklenti konusunda daha efektif davranacaklarını düşünebilirsiniz.

Boşanma konuları çok geniş bir kavramdır. Hayatın içinde olmayı gerektirir. Teknolojiyi, sosyal yaşamı, kanunların yayın mecralarını, en önemlisi sizin davanızı ve dolaylı bir şekilde dava süresince sizin davranışlarınızı takip eden ve bu konuda belirli periyotlar ile sizinle iletişime geçen bir avukattır.

En önemlisi “siz” siniz. Sizin beklentileriniz. Sizin geleceğiniz. Sizin çocuklarınız. Sizin Paranız. Sizin zamanınız. Bu konuların farkında olmak, kolay fark edilecek bir noktadır. Farkındalık seviyenizi arttırın. En ufak şüphe de bunu hafife almayın.

Kemal Kaya Hukuk Bürosu hizmetleri arasında Aile ve Aileyi ilgilendiren tüm uyuşmazlıklar ile ilgili olarak bir çözüm noktası hizmet bütünü vardır denilebilir.

Bu Hizmetler içerisinde evlilik öncesi ve evlilik sonrası uyuşmazlıklar olarak ayırabiliriz.

  • Evlilik Anlaşmaları
  • Aile ve Soy bağı Konuları
  • Boşanma Davaları
  • Anlaşmalı Boşanma Davaları
  • Çekişmeli Boşanma Davaları (Özel uzmanlık ve süreç yönetimi hizmetleri)
  • Mal rejimi Uyuşmazlıkları
  • Nafaka Davaları
  • Velayet Davaları

Ana başlıklar olarak sayılabilir.

Kemal Kaya Hukuk Ofisi vermiş olduğu hizmetlere ek olarak;

Yabancılar ile yapılan evliliklerde Yabancı eşin Evlilik nedeni ile elde edeceği hakların takibi ve güdeme gelmesi yanında evliliğin sonlanması ile kaybedilen hakların süreç takip hizmetleri için ayırca bir ekip çalışması yapabilmektedir.

Kaya Hukuk Ofisi kendi bünyesinde bu alanda uzmanlığını kanıtlamış en az bir avukatı sürekli istihdam etmektedir.

Showing 26 comments
  • Seda Nida
    Cevapla

    Kemal bey, boşanma davam var fakat evliliğimi başka ülkede yaptım. Eşim halen o ülkede ve biz 3 yıldır ayrı yaşıyoruz. Eşimin 3 yıldır türkiyeye girmediğini ispat edebilirim. Bende 3 yıldır yurt dışına çıkmadım. Eylemli ayrılık sebebi ile boşanma davası açabilirmiyim. Ya da nasıl bir yol izlemeliyim.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Seda hn,
      Boşanma davası açmış ve eşi farklı ülkede yaşayan tarafın en fazla dikkat edeceği husus karşı tarafa tebligat yapılmasıdır. Sonraki aşamada boşanma sebebi olarak dayanılan hususun ispatlanması gerekmektedir. Bu sebep suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, evlilik birliğinin sarsılması, terk, akıl hastalığı, zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış olabilir.
      Bu sebeplerden hangisine dayanılıyor ise ona uygun deliller dosyaya sunulmalıdır. Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması halinde; taraflardan birinin, bu sebeplerden herhangi birine dayanarak açtığı dava reddedilmiş ve eşler üç yıl içerisinde yeniden ortak hayat kuramamış ise evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Ve bu nedenle açılan dava mahkemece kabul edilir.
      Sizin 3 yıldır bir araya gelememe olgunuz mevcut davanın bitiminden itibaren gerçekleşmiş olmalıdır. Mevcut dava devam ederken bu 3 yıllık süre işlemeye başlamaz.
      İzleyeceğiniz yol, ya mevcut davayı ispatlayarak lehinize sonuçlandıracak ya da bunun sonlanmasından (kesinleşmesinden) itibaren 3 yıl bekleyip yeniden dava açacaksınız.

  • feride
    Cevapla

    kemal bey , eşimin ailesi ayrılmasını istiyor ve o da kabul edip şahit olarak ailesini koymuştur . şahitlikleri ne kadar kabul edilir acaba? ve de davada benim şahit bulunduramamam aleyhime işler mi haklıyken?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Feride Hanım, Boşanma davalarında aile içi yaşanan durumların bilgisine sahip olan insanların anlatımlarına başvurulur. Aksi ispat edilmedikçe veya aile dışından bir tanık anlatımı ile aile içinden gelen tanıkların anlatımlarına aksi yönde bir beyan verilmediği müddetçe aile içinden olan tanıkların mahkeme huzurundaki yeminli ifadesi itibar görmektedir. Kısaca sorunuzun cevabı budur. Fakat içinde olduğunuz durumda haklı olduğunuza dair bir işaret var. Size yardımcı olabilecek bir cevap yazmak için inanın çok düşündüm. Fakat elimizdeki veriler ile bir değerlendirme yapmak inanın size fayda değil zarar getirir. Bu nedenle sizin bize daha fazla detay verebilme durumunuz mevcut ise bu konuda size yardımcı olmak isteriz. Kurumumuz değerlendirme ve danışmanlık görüşmelerinde ücret talebi olmayan bir kurumdur. Ayrıca Boşanma Mağduriyetlerini Engelleme Derneği Kurucuları olmamız nedeni ile Sizin mağduriyetiniz bizim için önemli olan noktadır.
      Bu nedenle bize mail yolu ile, telefon ile veya ofisimize teşrif ederek ziyaret etmeniz durumunuzda Size karşı açılan boşanma davası süreçlerinde içinde bulunduğunuz durumun analizini birlikte yapabileceğimizi düşünüyorum.
      Esen Kalın, Allah kolaylık versin.

  • Ayşe
    Cevapla

    Merhaba, esim ve ailesinin telefon konusmalari elimde var.Ses kayitlarinda bana ve aileme hakaret söz konusu. Bu ses kayitlarinin kim tarafindan kaydedildigi ispat edilmedigi muddetce hakkimda suc teşkil eder mi? Veya ben bu kayitlari kullanarak hakaret davasi da acabilir miyim? Suan yeni dogmus bebegim var bosanmak istiyorum. Bebegin velayeti kime verilir? Her ikimiz de devlet memuruyuz.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Sayın Ayşe hanım;
      Eşinizin ve ailesinin ses kayıtlarını delil olarak sunmanız durumunda karşı tarafın avukatı bu delile itiraz edecektir. Ancak siz kişi ve bireylerin anayasal haklarını ihlal etmeden yani habersizce bu kayıtları yapmamış iseniz yani bir mahkeme kararı ile ve savcılık emri ile devlet otoritesi tarafından verilen bir emirle bu kayıtlar elde edilmemiş ise muhtemelen bunu delil olarak kullanamazsınız. Fakat bu hakimin kanaatini etkileyecek yönde bilgiler içeriyor ise bunu kullanmanız yada kullanmamanız ancak avukatınızın insiyatifindedir. Bu konuda biz şunu yapın demeyiz. Bebeğinizin anne bakım ve şefkatine ihtiyaç duyduğu dönem olan 0-3 yaş arasında velayetin anneden alınması için çok ağır şartlar gerekmektedir. Devlet memuru olduğunuzu söylemeniz nedeni ile bu şartları taşımadığınızı bu nedenle velayetin size verileceğini düşünüyorum.

  • Nehir Dila
    Cevapla

    Kemal Bey; eşimin zina yaptığını öğrendim fakat zina yaptığı bayan bir escort. Bu nedenle zina sebebine dayanan bir boşanma davası açabilirmiyim? Zina sebebi ile boşanma davasını kazanırsam ne kadar tazminat alırım. Görevim gereği istanbula gelemiyorum. Tekirdağdaki davalara da bakabiliyormusunuz?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Nehir Hanım, eşinizin zina yaptığı kişinin mesleği önemli değildir. Zina ispat araçlarından hangisini kullanacağımız yönünde bilgi veremediğiniz için detaylı cevap veremiyorum. Aile mahremiyetine giren bu konuda sayfa üzerinden detaylı cevap vermek de açıkcası istemiyorum. Mailinize bir cevap yazmakla birlikte gerçek mail adresinizi bırakmayabileceğinizi de düşünerek buradaki yorumunuz altında da yapmanız gerekenleri sıralamak istedim.
      Öncelikle uzman bir boşanma avukatı olarak bu süreci yöneteceğini hukuk profesyonelini seçme konusunda bir tercih yapın. Zina sebebine dayalı bir boşanma davasını açmanız ve ispat edememeniz durumunda boşanma davanızın red edilmesi bir tarafa eşinizin size sonuçları maddi ve manevi tazminat ile birlikte boşanma davası açma sebebini de vermiş olursunuz. Bu nedenle düşünmeden ve iyi bir analiz yapılmadan bu sürece girmeyin.
      Diğer konu olan tekirdağdaki davalara bakıyormusunuz sorunuzun cevabı olarak EVET Çalışma Boşanma Ve İnternet Mağdurları Dayanışma ve Yardımlaşma derneği kurucusu olarak Türkiye sınırları içerisindeki her yerdeki davalara bakıyoruz. Bizim; sizin mağdur olduğunuza ikna olmamız bunun için yeterlidir. Sizin bizimle görüşmeye gelmeniz; KONU= ZİNA olması nedeni ile gerekiyor. Sizinle ne kadar telefon yada dijital haberleşme araçları ile konuşursak konuşalım Zina nedeni ile Boşanma davalarında bizim genel prensibimiz alacağımız vebal nedeni ile yüzyüze görüşmeden bu sebebe dayalı bir boşanma davası açma işlemini yapmıyor oluşumuzdur. Konu zina olması nedeni ile sizinle görüşmek üzere ofisimden başka birine görevlendirme de yapamıyorum. Bu nedenle affınızı rica ederim. Esen Kalın.

  • reyhan
    Cevapla

    kemal bey, 2.5 yasında bir oğlum var eşim boşanma davası açmış ve çocuğun velayetini almak istiyor hangi durumlarda çocuğun velayetini alabilir? ya da ilerde velayet davası açtığında; hakim, babanın maddi durumu daha iyi olması nedeniyle velayetini verir mi?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Sayın reyhan hanım;
      Velayet kararını etkileyen unsurlar arasında bir çok etken vardır. Sadece anne babanın maddi durumu baskın karar noktası değildir. Çocuğun menfaati ve gelişimi konusunda ortaya konan deliller ve tanıkların anlatımları neticesinde Hakim velayet yönünde karar verir ve siz isteseniz de istemeseniz de Yargıtay Kamu düzenine ilişkin olan velayet davalarını tekrar elden geçirir ve verilen kararı kontrol eder. Bir yanlışlık olduğuna kanaat ederse velayet kararını olması gerektiği gibi düzeltir.

      Öncelikle sizden çocuğu alabilmesi için (özellikle çocuğun velayetini alabilmesi için demiyorum.) eşinizin mahkeme kararına ihtiyacı yok. Eşinizin; çocuğunuzun velayetini alabilmesi için Mahkeme kararına ihtiyacı var.
      Eşler boşanma kararı kesinleşene kadar evliliğin tüm hukuki sorumluluklarını taşırlar. Boşanma kesinleşene kadar reşit olmayan çocukların velayeti anne ve baba arasında ortak paylaşılır. Bu nedenle eşiniz çocuğunuzu almak isterse alır ve velayetin size verildiğini gösteren kesinleşmiş bir mahkeme kararına siz ihtiyaç duyarsınız.

      Sorunuza gelirsek;
      Eşinizin çocuğun velayetini istiyorsa; (çocuğunuzun cinsiyeti ne olursa olsun) eşiniz bu konuda ısrar eder ve irade gösterirse her 6 ayda bir velayet davası açabilir. Eşiniz ile aranızda büyük bir gelir farkı var ise de bu amacına ulaşabilir.
      Çocuğun velayeti ile yaşı arasında bir ilişki vardır. Şu anda 2.5 yaşında olan çocuğunuzun boşanma davanızın bittiği andaki yaşı önemlidir. Yani velayet kararının verildiği tarihte çocuğun anneye bağımlılığı yok ise çocuk babaya da verilebilir.
      Genellikle velayet hakkının nasıl kullanıldığının önemi olmadığı düşünülür. Fakat aile mahkemesi hakimleri genelde bayanlardan oluşur ve bayan hakimlerin bizim gözlemimize göre dava devam ederken velayeti elinde bulunduran tarafın tutumunu çok dikkatli değerlendirmektedir.
      Lütfen çocuğunuzu eşinize karşı bir silah olarak kullanmayın. Allah yardımcınız olsun. Esen kalın

  • selime
    Cevapla

    kemal bey, eşimin benden önce sahip olduğu fakat hala kirasını almakta olduğu gelirinden nafaka elde edebilir miyim?(nafaka bu şekilde yükseltilebilir mi? bide 4 yaşındaki kızımla birlikte babamlarda yaşamaktayım)

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Sayın Selime hanım;
      1- Eşimin benden önce sahip olduğu fakat hala kirasını almakta olduğu gelirinden nafaka elde edebilir miyim?
      2- Nafaka bu şekilde yükseltilebilir mi?
      Şeklinde iki belirgin sorunuz mevcut. Fakat sorunuzun bulunduğu metin içerisinde cevaplamak için ihtiyaç duyduğumuz konulara ilişkin ancak çıkarımlar üzerine yorum yapacağım. Konu özellikle nafaka ile ilgili olması nedeni ile cevaplamak istedim.
      Anladığım üzere eşinizden boşanmış ve lehinize bir nafakaya hükmedilmiş. Boşanma gerçekleşmemiş ve hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olması ihtimalini değerlendirmiyorum.
      Bu hüküm 4 yaşındaki kızınız nedeni ile iştirak nafakası olabilir. Beraberinde size de verilen bir yoksulluk nafakası olabilir. Yani bu iki nafakadan birincisi yada her ikisi birden olabilir. Bu şu anda belirsiz ve yazdıklarınızdan anlaşılmıyor.
      Öncelikle kızınız 4 yaşında olması nedeni ile kızınız için bir iştirak nafakası verilmiş ise kızınızın ihtiyaçlarının bir bölümü için nafakaya hükmedileceği için nafaka miktarı günün koşullarında arttırılması talebinde bulunabilirsiniz. Bu eşinizin gelir kalemlerindeki artış veya eşinizin yüksek gelire sahip olması ile ilişkili değildir. Fakat yine de geliri ölçüsünde bir nafaka miktarına hükmedilmiş olması gerekir ve nafaka miktarı ihtiyaçları karşılama temel prensibi nedeni ile zenginleşmeye yol açmayacak miktarlarda ve eşitlik ilkelerine göre düzenlenir. Yaşıtları ve toplumun geneli dikkate alınarak çocuğun asgari giderleri (tahmin edilerek/hesaplanarak/bilirkişi tarafından tespit edilerek) belirlenir ve nafaka yükümlüsüne bunun uygun olan miktarı vermesi hükmedilir.
      Size verilmesi hükmedilen bir nafaka var ise bu boşanma kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası adını alır ve sizin asgari geçim ihtiyaçlarınızı karşılama üzerine düzenlenir. Çalışan eşe nafaka ödenmemesi kuralı geçerlidir. Yani ne kadar düşük olursa olsun çalışan bir bayan iseniz size nafakaya hükmedilmez. Hükmedildi ve itiraz edilmedi ise ödeme devam eder. İtiraz edildiği anda sizin çalışmanız nedeni ile size ödenecek olan nafaka yükümlülüğü düşer.
      Size ödenen bir yoksulluk nafakası olması durumunda çalışmadığınız anlamına gelir. Bu durumda eşiniz çalışabilecek durumda olduğunuz halde çalışmadığınızı ispatlar ise nafaka arttırımı talebiniz kabul olmaz. Var olan nafakanın kesilmesi için eşinizin ayrıca bir dava açması gerekir.
      Cevap 1; Bütün bunlara dayanarak, eşinizin evlilik öncesinde sahip olduğu evin kirasını alması, yeni ev alması, gelirinin boşanma anındaki miktarının yüzlerce katına çıkması nafaka miktarını değiştirmeye etkin sebepler değildir.
      Cevap 2; Nafaka miktarının yükseltilmesi nafaka arttırım talebi ile aile mahkemesine başvuru yolu dışında yükselmez. Talep olmadan re’sen her hangi birisi sizin nafaka miktarınızı arttırmaz. Bu nedenle nafaka miktarı ancak Bulunduğunuz yerdeki aile mahkemesine Nafaka arttırım Talebi ile mümkündür. Mahkemece reşit olmayan çocuğun yaşı, cinsiyeti ve ihtiyaçları ile ilgili bir ihtiyaç miktarı belirlemesi neticesinde yeni bir nafaka miktarı belirleyebilir.
      Unutulmaması gereken bir nokta mevcuttur. Nafaka bir ihtiyaca yönelik olarak sorumlulara yüklenen bir sorumluluktur. Aslolan ihtiyaç ve bunu karşılamak zorunda olanların belirlenmesidir. Velayet sahibi olan çocuğa bakamayacak durumda ise çocuğun velayeti el değiştirir. Bu nedenle nafaka arttırımı ile ilgili yapılacak her türlü girişim makul sınırların dışına çıkması durumunda velayet sahibi olmayan nafaka yükümlüsüne eğer çocuğun velayetini de arzuluyorsa bir imkan ve fırsat meydana getirmesi muhtemeldir.

  • derya
    Cevapla

    iyi günler avukat bey ben 22 yaşındayım ve yaklaşık 4 senedir evliyim 2 kızım var eşimle boşanıyoruz cocuklar bende kalacak ve ben dul maaşı ala bilir miyim eşimden de nafaka istedim bana yardımcı ola bilir misiniz bu konuda

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Derya Hanım;
      Boşanma Mağdurları Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Olarak iki çocuğunuz nedeni ile Size yardımcı olmak isteriz. Fakat biz iki yıllık bir oluşum olmamız nedeni ile şu anda sadece istanbul il sınırları içerisinde fayda sağlayabiliyoruz. Eğer istanbul il sınırları içerisinde iseniz bizimle iletişime geçin.

      İstanbul ilinde ikamet etmiyor iseniz sizin sorunuza cevap vermek isterim. Eşinizle boşandığınız ve nafaka istediğinizi söylüyor ve dul maaşı alıp alamayacağınızı soruyorsunuz.
      Öncelikle boşanma sonrasında reşit olmayan çocuklar için çocuklara bakmayan tarafın çocuklara bakan tarafa boşanma davası sonucu kesinleşinceye kadar tedbir nafakası ismi altında nafaka öder ve boşanma davası kararı kesinleştikten sonra iştirak nafakası öder. Çocuklar için durum böyledir. Fakat bunun olabilmesi için bile Nafaka Talebinde bulunulması gerekir. Kural olarak da talep ile birlikte nafaka yükümlülüğü başlar.
      Boşanma sonucunda eşlerin durumu nasıl yapılandırılır. Kural olarak çalışan eş için nafaka ödenmez. Çalışabilecek durumda olmasına rağmen mazeretsiz olarak çalışmayan eşe nafaka ödenmez. Ama sizin durumunuzda (4 yıl içerisinde ilk çocuğunuzun evlilik tarihinden bir yıl sonra ve ikinci çocuğunuzun da ilk çocuğunuzun olmasından bir yıl sonra olduğu tahmini ve kabulu ile 3 ve 2 yaşına iki kızınız olduğunu tahmin ediyorum siz bu konuda bir bilgi vermemişsiniz.) çalışmama mazeretiniz mevcuttur. Bu nedenle her iki çocuğun da 3 yaşını bitirip kreşe gidebilecek duruma geleceği tarihe kadar yoksulluk nafakası alabilirsiniz. Çalışmaya başlayarak bu durumu bildirmemeniz durumunda çalıştığınız dönemde ödenen bütün nafakaları sizden talep edebilirler ve bu bazı durumlar gerçekleşir ise bunu geriye ödemek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle aile mahkemesine şahsen müracat ederek çalışmaya başladığınızın tebliğini sizin yapmanızda fayda var.
      Halk arasında Dul maaşı olarak tabir ettiğiniz eşe ödenen nafaka yoksulluk nafakası adını taşır. Bunu alabilmeniz için boşanma nedeni ile yoksulluğa düşeceğinizi ispat etmeniz durumunda talep edebilirsiniz. Sizin durumunuzda 22 yaşında olmanız nedeni ile bunu size hayat boyu ödemesi eşinizden beklenemez. Yeniden evlenmeseniz bile çalışabilecek durumdasınız ve küçük çocuğunuzun 3 yaşını bitirmesi durumunda hala çalışmıyor iseniz eşinizin avukatı mazeretsiz çalışmadığınız iddiası ile bu size ödenen yoksulluk nafakasının tenzilini yani iptalini isteyebilir.
      Kısaca sorunuzun cevabı bu şekildedir. Bizimle irtibata geçmeniz durumunda mağduriyetinizi azaltma konusunda size faydalı olabileceğimizi düşünüyorum.

  • P.Dağ
    Cevapla

    İyi akşamlar.Ben arkadaşım adına soru sormak istiyorum. Bundan 5 yıl önce arkadaşım eşini dini olarak tüm aile önünde boşamış.Sebep ise eşin hakaret boyutuna ulaşacak şekilde aile karşısında kendisini küçük düşürmesi. Bu 5 yıl içinde çocuk küçük olduğu için babasını tanıması, ahlaken sağlam yetiştirmek için resmi olarak boşanmayıp bekledi. Bu süre içinde herkes birlikte olmadıklarını biliyor. sürekli Nöbete kalıyor.bundan 1 yıl önce dini olarak bir bayanla evleniyor ve bunu resmi nikahlı eşi öğrenip olay çıkarıyor. Bu süre içerisinde sürekli kavga ve hakaretler bitmiyor. Şimdi karşı taraf boşanmak istemiyor ama arkadaşım 5 yıl önce bitirdiği için resmi olarakta bitirmek istiyor. Dava açınca suçlu sayılır mı? şahitleri de var. Nasıl bir süreç izler ve boşanma ne kadar sürer? Şimdiden teşekkürler.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Sayın P. Hanım;
      göndermiş olduğunuz mesajı okudum. Arkadaşınızın yani eşi ile arasında olan dini nikahı 5 yıl önce boşayarak resmi nikahı devam ettiren ve 5 yıl boyunca evliliğin tüm sorumluluklarını üzerinde taşıyan ve dini nikahını ortadan kaldırarak 5 yıl sonra bir başka bayanla – resmi olarak evli olmasına rağmen – yine dini nikah ile evlenen ERKEK bireyin içinde bulunduğu Hukuki durum ve resmi nikahlı bu erkek bireyin henüz boşanmadığı resmi zevcesi olan KADIN ın uzman bir avukat ile hukuken bu erkeğe neler yapabileceğini öğrenmek istiyorsunuz.
      Ben yukarıdaki yazdıklarınızdan anladığım durumları, arkadaşınız, onun halen resmi nikahlı eşi olan kadın, ikinci kadın durumundaki arkadaşınızın ikinci dini nikahlı evliliği, çocuğun durumu gibi Noktaları da içeren bir cevabı hazırladım.
      Ancak; her boşanma davasının farklı bir dava olması nedeni ile burada verilen cevaplar sadece sizin bize yazmış olduğunuz kadarı ile sınırlı olduğunu hatırlatmak isterim. Verilen cevabı değerlendirirken bunu dikkate almanızı önemle rica ederim. Bu nedenle verilen cevabın durumu yazılanlara göre izah edecek fakat hukuken verilen tavsiyelerimizin sosyal olarak farklı düşüncelere sahip olanları bağlamayacağı açıktır. Hukuk dışında bir cevap vermemiz ise bizden beklenemez.

      Öncelikle Türk Hukuk Sistemi bireylerin ortak irade ile devletin resmi memurları önünde yapmış olduğu evlilik dışındaki her türlü birlikteliği EVLİLİK dışı ilişki olarak kabul eder. Bu nedenle ERKEK sosyal anlamda yapmış olduğu hareketlerin kendisi için ne kadar mantıklı olduğu sadece kendisini ilgilendirir. Hukuk sistemi bu erkeğin evlilik dışı ilişkisi olduğu kabulunu yapacaktır. Türk ceza kanununa göre Zina yani evlilik dışı ilişki Karşılığı Suç olan bir durum değildir. Ancak Kuvvetli bir boşanma sebebidir. Bu nedenle; Eş olan (ilk eş yani resmi nikahlı olan eş) bireyin bu durumu ispatlaması halinde ZİNA SEBEBİ ile bir karşı dava açarak hem bu erkeğe hemde ikinci kadına yönelik tazminat talepleri hukuken zemin bulur ve bu tazminatları alır.
      Fakat bunu akıl etmesi, ifade etmesi, ispatlaması ve tazminat talebinde bulunması neticesinde elde edebilir. Hukuken kendisine isnat edilen tüm kusurlar karşısında bu erkeğin zina kusuru her zaman daha yukarıdadır. Bu nedenle tazminat ödeyecek olan kişi erkektir. Zina Mutlak Boşanma Sebebidir. Erkeğin ilk eşine isnat edeceği kusurları biz bilmiyoruz ama yazılanlara göre Hakaret Ve aşağılama Zina yanında daha alt kusurlardır. Nisbi boşanma sebeplerinden olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanma davasının konusu olabilir ve erkek bu durumu yani hakareti ispatlaması durumunda bile bunun kendisini ne kadar etkilediği ile ilgili de önce iddia sonra ispat etmesi gerekir.

      Eğer siz; Hukuken zina yapan Erkeğin arkadaşı iseniz kendisine çok iyi bir avukat bulmasını tavsiye edin. Eğer siz birinci veya ikinci kadının arkadaşı iseniz (muhtemel arkadaşınız hakkında fikir yürütemiyorum yazılanlardan Erkeğin arkadaşı konumundasınız ayrıca bu bizi ilgilendirmiyor) birinci kadına uzman bir avukat yardımı ile bu erkeğe yöneltilecek her türlü suçlamanın ispatlanması durumunda; Zina ispatlanırsa yüklü maddi tazminat ve yüklü manevi tazminat alabilmesinin mümkün olduğunu söyleyin. Eğer ikinci kadının arkadaşı iseniz, Bu davalar sonuçlanıncaya kadar ikinci kadın olarak yaşamasının kendisine yöneltilecek suçlamalar nedeni ile sosyal ve ekonomik açıdan zor durumda kalabileceği bilgisini verin.

      Süreç Nasıl işler?
      Her boşanma davası aynı kanun maddelerine dayandırılan sebeplere sahip olsa bile birbirinden farklı davalardır.
      Bu nedenle

    • Tarafların kendilerini nasıl ifade ettikleri,
    • olayları nasıl ifade ettikleri (yazılı yargılama usulu geçerli olması nedeni ile dilekçelerinde nasıl ifade ettikleri),
    • Olaylara ait tanıkların olayları nasıl ifade ettikleri,
    • Eldeki deliller,
    • Bu delillerin hukuki geçerliliği,
    • Davanın karar noktasındaki Hakimin olayları yorumlama kapasitesi,
    • Ve henüz dava açılmadığı için son bir yıl içerisinde değişen medeni kanunları taraf vekili olan avukatların ve davayı yöneten hakimin ne kadar bildiği,
    • gibi bir çok değişkene bağlıdır. bu nedenle süreç ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI olması nedeni ile en az 1 yıl sürecek olan bir dava türüdür. Çekişmeli olacağı yorumunu sizin karşı taraf boşanmak istemiyor cümlenize dayanarak söylüyorum.

      Tüm sorularınızı yanıtladığımı düşünüyorum. Ek sorularınız olursa iletişim sayfamızdaki formu eksiksiz doldurmanızı rica ederim.

  • naim
    Cevapla

    Kemal bey, boşanma davasında dilekçe kaç aşamalı oluyor?(yani kaç kere yazılması gerekiyor? duruşmaya ne zaman karar verilmekte?) ve hangi aşamada nafakaya karar verilmekte?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Boşanma davalarında bir dilekçe sınırı mevcut değildir.

      karar duruşması; hakimin her iki tarafın tanık beyanlarına verdikleri dilekçe ve bunların varsa cevaplarının tamamlanması akabinde karar verir.

      nafaka mahkemenin başvuru tarihinden itibaren başvuru dilekçesi içerisinde mevcut ise tedbir nafakası ismi ile başlatılır. Karar kesinleştikten sonra ise ismi değişir. İştirak nafakası yada yoksulluk nafakası isimlerini alır.
      İştirak nafakası : çocuklarınızın geçimi için velayet sahibi erkek yada kadın velayet kendisine verilmeyen erkek yada kadın tarafından gücü nisbetince ödenen nafakadır.

      Yoksulluk nafakası: Boşanma kesinleşmesi sonrasında boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan eşe (kadın yada erkek) ödenen. Yoksulluğa düşmeyecek olan eşin (erkek yada kadın) gücü nispetince ödediği nafaka türüdür.

      Her iki nafakayı da kadın erkeğe ödeyebileceği gibi her iki nafakayı da erkek kadına ödeyebilir.

      nafakanın itiraz yolu açıktır. Arttırma talebinde bulunulabilir.

  • yeliz
    Cevapla

    kemal bey, neredeyse 1 yıla geliyor ancak hala nafaka ile ilgili bir karar çıkmadı. ne kadar sürüyor acaba bu süreç?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Yeliz hanım nafaka talebiniz red edilmedi ise evrak üzerinden alına bir karardır. Nafaka ile ilgili karar çıkmıştır. Size de tebliğ edilmiştir. Nafaka yükümlüsüne de bu bildirilmiştir. Nafaka yükümlüsü ödemeleri yapmıyor ise bu konuda icra işlemlerini başlatabilirsiniz.
      Nafaka Konusunda başvuru adli tatilde bile görülmek zorundadır.
      Nafaka ile ilgili başvuru bekletilemez. Hemen cevaplanmalıdır.
      Nafaka Kural olarak istemin yapıldığı tarihten itibaren verilir.
      Bunlar nafaka ile ilgili hükümlerdir. Yani aile mahkemesine yaptığınız nafaka talebiniz en fazla 10-15 gün içinde sonuçlanır. İstanbul’da genelde aynı gün sonuç alabildiğimiz başvurularımız mevcuttur.

  • zeynepgül
    Cevapla

    kemal bey, boşanma davası sürerken nafaka için eşimin mal tespiti araştırmasının yapılması ne kadar zaman almakta? ilginize..

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Bu bulunduğunuz bölgeye göre 15 gün ile 30 gün arası karakol çalışması süresi ve mahkeme talebinin karakola gidip gelmesi için gereken posta süresi olarak maksimum 45 gün minimum da 30 gün olarak düşünebilirsiniz.

  • selin
    Cevapla

    merhaba kemal bey ben eşimin telefonuna gizlice bir program yükletip konuşmalarını dinlesem bu suç teşkil eder mi cevabınız için teşekkürler

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Selin hanım evlilik ile eşlerin hukuki statülerinde sınırsız ehliyetli hukuki statüsü sınırlı ehliyetli olarak değişir. Bu şu anlama gelmektedir.
      Eşler birbirlerine karşı olan davranışları ile 3. kişilere karşı olan davranışları hukuken değişiklik göstermektedir.
      Bu nedenle sizin eşiniz olmayan (öz kardeşiniz dahil) birinin cep telefonuna gizli bir progrma yükletip onu dinlemeniz suç olarak sizin cezalandırılmanızı sağlar.

      ancak bunu eşinize yapmanız durumunda bir şüphenin varlığı bir başka delil ile oluşmuş olsun olmasın sizin cezalanmanız ile ilgili işlemlerin icra edilmesini engeller. ancak eşiniz bu sebeple size karşı boşanma davası açarak bu sebebi boşanma sebebi olarak gösterebilir.. Bu durumda nisbi boşanma sebebi olması nedeni ile bu durumdan ne kadar olumsuz (boşanacak kadar) etkilendiğini de ispat etmesi durumunda boşanma kararı alır ve hatta maddi ve manevi tazminat taleperinin bile yükümlülüğü altında kalabilirsiniz.

      Ses kayıtlarınız sizin tarafınızdan eşinizin sizi aldatması veya ihanet etmesi yada pek kötü veya onur kırıcı davranış sebepleri ile açılacak boşanma davalarında delil niteliği taşır. ancak evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayanan bir boşanma davası açmanız durumunda ayrıca eşinizin bu durumuunun sizi ne kadar etkilediini de şüpheye yer bırakmayakcak netlikte açıklayabilmeniz gerekir.

  • Gaye
    Cevapla

    En yakın kız arkadaşımın eşi onu başka bir bayanla aldatıyor. Kız Arkadaşım 7 yaşındaki çocuğunu zina davası açarak eşinin görmemesini isteyebilir mi. Sonuç ne olur. Zina ispatlaması gerekir mi. Teşekkürler.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Gaye hanım;
      Öncelikle anladığım kısmını bir tekrar edeyim ve sonra cevabı vereyim.
      7 yaşındaki bir çocuğun annesi ve babası arasında Türk Hukuk sistemine göre boşanma sebebi sayılan bir olay var.
      anne, baba tarafından aldatılıyor.
      Siz buna tanıksınız.
      Sorunuz:
      Zina davası ile kastınız; Zina sebebine dayalı boşanma davası açmak
      Boşanma davasının içerisinde 7 yaşındaki çocuğun velayetini talep etmek
      Boşanma kararında velayetin anneye bırakılmasının sağlanması
      Anneye bırakılan velayet ve baba tarafından çocuğu görmesinin engellenmesi

      ek bir sorunuz olursa iletişim bölümümüzdeki mailden de geri dönüş yapabilirsiniz.
      Ben şimdi sizin sorularınızı cevaplamak istiyorum.

      Zina sebebine dayalı boşanma davasının iki sonucu vardır.
      1-) Zinayı ispatlar iseniz mutlak boşanma sebebi olması nedeni ile kesin boşanma kararını sonuç olarak alırsınız. beraberinde maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinizin de hakimin takdir ettiği miktar ile tarafınıza verilmesi yönünde hükmedilmesi gerekir. ancak buradaki miktarlar avukatınızın olayları nasıl ifade ettiğine olaydan sizin ve çocuğun ne kadar etkilendiğinizin ispatı gibi kriterlere göre değişiklik gösterir.
      2-) Zina iddiasını ispatlayamazsanız boşanma davanız red edilir. Bu diğer eşin size(zina ile suçlayan eşe) maddi manevi tazminat taleplerinizi içeren evlilik birliğinin sarsılması sebebi ile boşanma davası açmanın önünü açar. ama eş bunu farkederek kullanır yada farketmez kullanmaz.

      boşanma davasının sonuçları içerisinde velayetin anneye bırakılmasının talep edilmesi.

      Bu soruyu hukuk sistemine ve uygulamaya göre izah edeceğim
      Hukuk sistemine göre
      velayet kamu düzenine ilişkindir, anne ve babanın özellikleri önemli olmasına rağmen velayet kararında çocuğun üstün menfaati gözetilir. bu noktada hayat kadınına velayetin verildiği durumların varlığı da mümkündür. Çapkın ve zampara bir erkeğe de velayetin verilmesi söz konusu olabilir. Anne ile baba arasındaki gelir farkı, anne ve babanın kişilik özellikleri, anne ve babanın çocuklara olan davranışları, çocuğun yaşı, çocuğun cinsiyeti gibi kriterlere göre çocuğun üstün menfaati hangi yönde olacak ise ona göre velayet düzenlenir.
      Sonuç: Baba zina yaptı diye velayetin babadan alınması diye bir sav ileri sürülemez. Karşı tarafın avukatı bunu ileri süren tarafa art niyetli / kötü niyetli / çocuğu babaya karşı silah olarak kullanılması nedeni ile velayet üzerinde ağırlıklı bir hak talebi isteyebilir.
      Hukuk sistemi içerisindeki kanunlara göre bu şekildedir.

      Uygulamaya göre;
      Hakimin cinsiyeti (kadın veya erkek olması olayları farklı yorumlamasına sebep olabilir), duruşmada tarafların davranışları, kadının ve erkeğin yaşları (tekrar bir aile kurup kuramayacağı konusundaki hakimin kanaati), zina sebebinin ispatlanması, anne ve baba arasındaki gelir farkı. Pedagog raporu, tanık anlatımları, zina dışında koca için ileri sürülen diğer iddialar ve bunların nasıl ifade edildiği ve ne zaman ifade edildiği. ( avukatın burada çok büyük önemi vardır. işinin uzmanı olması lazım). gibi kriterler sonucu etkiler.

      Anneye bırakılan velayet ve baba tarafından çocuğu görmesinin engellenmesi

      Türkiye Cumhuriyeti Anayasası içerisinde bunu engelleyebilecek bir kanun maddesi yok.
      Ancak babanın çocuğa şiddet göstermesi, babanın madde bağımlısı olması, çocuğun cinsiyetine yönelik babanın sapık olması gibi durumlar ispatlansa bile (kendi öz çocuğuna tecavüz eden baba ceza davasının sonucundaki aldığı cezayı tamamladıktan sonra dahil) gözetim memuru ile babanın çocuğunu görmesi sağlanır. Ancak çocuğun olayları hatırlaması nedeni ile çocuğun psikolojisinin bozulacağı durumda ve babanın bunu tekrar edebilme ihtimalinin varlığı durumunda çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişki kesilir.

      Sizin durumunuzda baba aldatma fiilinin anneye karşı yapmıştır.
      Anneye yönelik cinsel, fiziksel şiddet olmadığı gibi aldatma yani zina 2004 yılından beri türk ceza kanunu içerisinde bir suç değildir.
      Bu nedenle zina ancak boşanma sebebi olan bir konudur.
      Hukuken işlenen fiilin tanımı şudur.
      Eşi dışındaki bir başka karşı cinsten reşit olan biri ile; zorlama ve kandırma olmadan ilişki yaşamış eşin işlediği tek suç evlilik birliğinin kişileri sınırlı ehliyetli hukuki statüye indirgeyen yasaların bireye yüklediği sorumluluklardan olan sadakat yükümlülüğü altında düzenlenen cinsel sadakat yükümlülüğü kuralının ihlal edilmesi suçudur.
      Yasalarımıza göre eşe karşı işlenen sadakatsizlik suçu işlenmiştir. Bunun ceza-i yaptırımı olmadığı gibi hukuki tek yaptırımı Aldatılan eşin başvurusu dahilinde evlilik birliğinin sonlandırılması yaptırımı ve bu sebep ile yapılan başvuru beraberinde maddi tazminat ve manevi tazminat konularını gündeme getirir.

  • Yorum Yapın