1 Ocak 2002’den önce yürürlükte olan Medeni Yasa hükümlerine göre; mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan aksi belirtilmemiş ise edinilen mallar boşanma sonucunda edinen taraf üzerinde kalmaktaydı. Bu videomuzda Yasal Mal Rejimi değişikliği ve yeni tarihli Medeni Yasa hükümlerine göre edinilmiş malların ortaklığı konusunu; ayrıca boşanma sonucunda mal paylaşımının nasıl olacağını anlattık.

2002 yılından sonra yürürlükte olan bu yasa nedeni ile sosyal hayatta bu taraflardan biri için tehdit niteliğini de taşıma durumu kazanmıştır. Bunu şu şekilde örneklendirebiliriz.

Evlenen bireylerin evlilik birliği içerisinde birliğe olan katkıları arasında büyük farklar olabilir. Örneğin yaşadığımız bir olay olan bir beyin cerrahı ile eşi arasında gelir farkı bir uçurum niteliğinde idi. Bu günün rakamsal karşılığı olarak değerlendirdiğimizde beyin cerrahı olan bireyin 250 bin usd gibi aylık kazancına karşılık eşinin orta düzey kamu personeli maaşı nedeni ile 2000 Tl gibi bir kazancı mevcuttur. aradaki 350 kat civarındaki gelir farkına rağmen 2002 öncesinde evlenen bu çiftin birlik içerisinde elde ettikleri birikimlerin toplamı 12 milyon usd civarında idi. 2009 yılında eşine ihanet etmesine rağmen çocuklarının karşısında annelerinin ihanetini gizlemeyi tercih eden beyin cerrahı hak etmediği halde eşine 6 milyon usd tutarındaki mal varlığını vermek zorunda kaldı.

Kadın tarafından bu hakkın elde edilmesinin sonucu olarak kadının evliliğe olan bakışının zaman içerisinde değişeceğini düşünüyorduk. Normalde kadını korumaya yönelik alınan bu kararın neticesinde değiştirilen bu kanun zaman içerisinde erkekler açısından bir tehdit olarak değerlendirilebileceği gibi varlıklı erkekler ile evli olan kadınların sadece bu edinimleri nedeni ile zayıf karakterli kadınların baştan çıkartılabileceğini söyledik. Nitekim karşılaştığımız olayların içerisinde giderek artan bir oranda söylediklerimizin gerçekleştiğini görmekteyiz.