Boşanma Hukuku

Boşanma hukuku ile ilgili yasal düzenlemeler Türk Medeni Kanununda yer almakta ve boşanma hukuku içerisinde boşanma davası, ayrılık davası, mal paylaşımı davası gibi davalar yasa ve kanunlar çerçevesinde aile mahkemelerinde görülmektedir. Aile mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde ise boşanma davaları ve buna benzer davalar  aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Boşanma hukuku alanında uzmanlaşan hukuk büromuz boşanmak isteyen çiftlere boşanma danışmanlığı ve boşanma avukatı olarak hizmet sağlamaktadır.

Boşanma Hukukunun Tarihsel Gelişimi

Boşanma hukuku; Boşanma ilkel çağlardan beri var olan bir olgudur. İlk insandan beri varlığını devam ettirmektedir ve devam ettirecektir.  Boşanma ile ilgili ilk düzenlemeler insanların toplumsal birlik içerisinde yaşadıkları dönemlerden beri yaşamın dinamiklerine göre sürekli ve düzenli olarak geliştirilmeye devam etmektedir. İnsanların inanç sistemlerinin içerisinde bile her dönem varlık bulan bu düzenlemeler gelişmiş toplumlarda öğretide ve doktrinde bir kaç ana başlık altında toplanmaktadır.  Bireyci görüş ile toplumcu görüş, boşanma hukukunda; hukuk politikası çerçevesinde üç ayrı düzenlemeyi  (versiyonu) önümüze çıkarmaktadır. Bunlar

  • Boşanma Hukukunda Boşanmayı ret eden sistem
  • Serbest boşanma sistemi
  • Belirli Sebeplere dayanarak hakim Kararı ile boşanma sistemidir.

Boşanma Kanununda Boşanmayı Reddeden Sistem

Boşanmayı reddeden sistem “evliliğin sonsuzluğu” görüşünü benimseyen toplumlarda görülmektedir. Boşanmayı kabul etmeyen bu görüş 10. yüzyıldan itibaren Katolik Kilise Hukuku (Kanonik Hukuk) tarafından benimsenmiştir. Az da olsa günümüzde etkisini sürdüren tarihsel bir kategoridir. Bu sistemin kaynağını İncil oluşturmaktadır. X. yüzyıldan itibaren Hristiyanların mukaddes kitabı İncil’deki bir temele dayanılarak bu sistem yerleşmiştir. Bu temele göre “Allah’ın birleştirdiğini kul ayıramaz”. Evlilik Hristiyanlar arasında mukaddesattan (sacramentum) olduğu için bu bağ ancak ölümle çözülebilir.

Katolik inancına göre; Cinsel ilişki gerçekleştikten sonra evlilik bağını bozmak olanaksız hale gelmektedir. Cinsel ilişki gerçekleşmemiş ise Papanın emirnamesi ile eşlerin yeni bir evlilik yapması olanaklı duruma geliyordu. Burada da görülmektedir ki cinsel ilişki her toplumda bir evlilik gereği olarak görülmektedir.

Cinsel ilişkinin gerçekleşmesine engel bir durumun olması yada hiç bir engel olmasa bile eşler arasında cinsel ilişkinin yaşanmıyor oluşu gelişmiş medeni hukuk sistemlerinde boşanma sebepleri arasında her zaman yerini korumuştur. Evlilikleri Toplumun devamının ön koşulu olarak gören toplumlar hiç bir zaman cinselliği bir şehvet unsuru olarak yasalarına koymamışlar ve evlilik birliğini şehvetperest bir yaklaşım getirmemişlerdir.

Boşanma Kanununda Cinsel İsteksizlik Boşanma Sebebi Sayılır mı?

Aslında bütün toplumlarda tedavisi mümkün olmayan “cinsel yetersizlik boşanma sebebidir”. Evlilik birliği içerisinde cinsel isteksizlik, tedavisi olmayan cinsel yetersizlik ve hatta cinselliği bir çıkar aracı kullanmayı men etmiştir. Evlilik neslin devamının sağlıklı ve toplumu koruyan bir kurum olması nedeni ile evlilik ve cinsellik birbirinden ayrılmamıştır.

Boşanmayı reddeden sistemlerde dahi boşanma sebebi olmasa bile belirli yaptırımları olan bir olgudur. Boşanmayı reddeden sistemler hiç bir koşulda boşanma başvurusu yapamazlar ve boşanamazlar ancak ölüm nedeni ile yaşamaya devam eden ikinci bir evlilik yapar. Kilise, evlilik bağını çözmeksizin gevşetebilmektedir. Bu gevşetmeye, ayrılık (separation de corps) denilmektedir.

  • Ayrılık yatak, tabak (masa) ve ocak (konut) ayrılığı (separatiotori, mensae et habitationis) biçimindedir.
  • Ayrılık kararı sürekli (separatio perpetua) veya geçici (separatio temporaria) bir süre için verilebilmektedir.

Günümüzde halen bu sistemlere sahip olan ülkeler mevcuttur. İrlanda hâlen boşanmayı reddeden bir sisteme sahiptir. İtalyada 1970 li yıllarda medeni hukuk sistemi içerisine boşanmayı mümkün hale getiren yasalar çıkartarak nispeten kadın ölümlerinin önüne geçmeyi amaçlamıştır.

Serbest Boşanma Sistemi

Serbest boşanma sistemi bireyci görüşün ürünüdür. Karşılıklı anlaşma ile veya eşlerden birinin tek taraflı irade açıklaması ile evlilik bağı bu sistemde çözülebilmektedir.  Serbest boşanma sistemi eşlerin kaprisli tutumlarına ve özellikle keyfiliğe yol açacağından eleştirilmektedir.  Roma Hukuku, Cermen Hukuku, Babil ve İbrani Hukuklarında, Arap Hukukunda serbest boşanma sistemini görmekteyiz.  Bu evlilik kurumunu sonlandırma işlemi talak namı altında Müslüman Türklere geçmiştir.

İslamiyet’ten Önce Türklerde boşanma; zina, fena muamele, ağır hakaret, eşlerden birinin evlilik görevini yerine getirememesi sebeplerine göre karı ve kocaya bu hak eşit olarak tanınırdı.  Talak, ilke olarak kocanın hiçbir sebep göstermeksizin tek taraflı olarak eşini boşayabilmesi dir. Talak sözlük bakımından “bağı çözmek, serbest bırakmak” anlamına gelmektedir. Talakın fıkıh-i tanımı ise “Belli sözlerle evlilik bağını çözmek ve kaldırmaktır”.

Belirli Sebeplere Dayanarak Hakim Kararıyla Boşanma Sistemi

Çağdaş ülkelerde uygulanan sistem belirli sebeplere dayanarak hakim kararıyla boşanma sistemidir. Boşanmaya yer vermeyen Katolik Kilisesi Hukukuna karşı bir reaksiyon olarak Protestan Kilisesi Hukuku ortalama bir yol bulmuştur.

Bu sistemde boşanma konusunda kanunda belirlenen bir sebebe dayanılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ’da bu görüşe dayanmaktadır. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi önceki hukukumuzda boşanmak için yasal bir sebep aranmadığı için 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin boşanma hükümleri devrimci bir karakter taşımaktadır. Dünyada bir ilk olarak Sadece boşanmayı istemek boşanma davası açmak için yeterli olduğu bir sistemdir. Fakat bu Türk Medeni Kanununda belirli düzen altına alınmış ve belirli usul kuralları çerçevesinde yeniden düzenlenmiştir.

Eski sistemde boşanmayı istemek tek başına yeterli sebep iken Türk Medeni kanununda davanın kabul edilmesi durumunda bile boşanmayı gerektirecek yeterli sebep bulunmadığı durumlar için Boşanma Davasının sonucu olarak “Boşanma Davası Red Kararı” çıkabilmektedir. Boşanma için yeterli sebep oluşmadığında davanın red edilmesi aileyi koruma kanunu çerçevesinde yapılandırılmıştır. Bu nedenle Boşanma davalarına belirli usuller ve belirli koşullar gerçekleşmek zorundadır.

Bu nedenle “Boşanma davası Usul Kuralları” ve “Boşanma Davasında Kusur Tespiti” önemli noktalar içerisindedir. Boşanma davası neticesinde haklı ve mağdur olan tarafın bir tazminat hakkı doğmaktadır.

“İslam hukukunda boşanma” cevaz sınırından farza uzanabilmektedir.

  • Sünnete uymayan boşanmalar haramdır.
  • Kusursuz eş ile usulüne uygun da olsa boşanmak mekruhtur.
  • İffetli veya dindar olmayan eş ile boşanmak mendub dur.

Geçimsizlik durumunda hakemler gerek görünce, “keza îla” (kadına belirli süre yaklaşmamaya yemin) durumunda sürenin dolmasına rağmen normal evlilik yaşamına dönülmediğinde ise boşamak farzdır.

İslam hukukunda boşanma konusunda daha detaylıı bilgi için https://www.kemalkaya.av.tr/islam-hukukunda-bosanma/ yazımızı okumanızda fayda var. Lütfen bu yazımızı ziyaret ediniz.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest