Boşanma genel Bilgiler

KAVRAM OLARAK BOŞANMA ;  BOŞANMA (ENG; “DİVORCE”, DE; “SCHEİDUNG”);
Boşanma; Üzerinde hemen herkesin bir düşünce sahibi olduğu ve “ Aile Hukuku nun” çok tartışılan bir kurumudur.  Bilindiği üzere aile çok bileşenli toplumsal bir sistemdir. Bu anlamda aile, karı-koca sisteminden ibaret de değildir.

Boşanmalarda Etkileşim çok boyutludur.

  • Karı koca ilişkisi –> çocuğu / çocukları,
  • çocuk –> toplumu,
  • toplum ise gelecek kuşağı etkilemektedir.
  • Böyle durumlar tüm insanlığı etkiler.
  • Bu durumlarda her zaman insanoğlu zarar görebilir.

Boşanma Hukuku

Boşanma süreci ve bu süreçteki tüm detayları bu başlık altında inceleyebilirisiniz.

Boşanmanın Dayandığı İlkeler

Boşanma süreci için bazı boşanmanın dayandığı ilkeler olmak zorundadır. 

Boşanma Sebepleri

Evli iki bireyin boşanmasındaki sebeplerin sınıflandırılması ve boşanması.

Bu nedenle her devlet ve devletin yönetim kademesinde bulunan hükümetler; politikaları içerisinde gelecek nesillerin fiziksel ve psikolojik sağlıkları için geçerli önlemler alırlar. Ayrıca sürdürülebilir toplum ise sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi ile mümkün olacağı insanlık tarihi kadar eski bir bilgidir. Bu nedenle Boşanma devlet politikaları içerisinde çok önemli bir yerde bulunmaktadır. Devletlerin varlıklarının devamı toplumların sürdürülebilir bir şekilde ayakta kalması ile mümkün olmaktadır.

Toplum bilimi ve toplumsal etkileşim bilimi bir arada değerlendirildiğinde tek bir sonuca varmaktadır. Nüfus artışı 2,1 seviyesinin altına düşen toplumlar devletin vermiş olduğu hizmetler için yeterli iş gücünü 50 senelik bir zaman dilimi içerisinde kaybeder ve toplum yaşlanmaya başlar. Buda hizmetlerde aksama ve sosyal güvenlik kurumlarının çökmesi anlamına gelir. Nüfus artışı bu anlamda çok önemlidir.

Fakat tek başına nüfus artışı bir ölçme ve değerlendirme kriteri olsa da bunun yanında bazı ideal model gereksinimlerine ihtiyacı vardır. Buda sağlıklı bir nüfus oluşturulması zorunluluğudur. Burada kastedilen sağlık kavramı genç neslin fiziksel ve ruhsal anlamda sağlıklı olması demektir. Unutulmamalıdır ki genç nüfus çok yakın bir gelecekte karar noktalarında görev alacaktır. Bu karar noktaları devlet kurumları içerisinde yetki ile edinilen bir görev de olabilir bir aile kurma kararı yada görevi nedeni ile satın alma ve onaylama kararı da olabilir.

Boşanma fiili durumu, çocuklu aileler de meydana geldiğinde en fazla etkilenen aile fertlerinin çocuklar olduğu kesindir. Çocukların genç yaşlarında yaşadıkları bu travmanın kişiliklerinde yüzlerce farklı sonucu olacaktır. Bu nedenle gelişmiş ülkeler varlıklarını devam ettirebilmek için çocuklara ve aile kavramına özel bir önem vermiştir. Bireylerin tüm yaşamlarını etkileyen bir olay olan boşanma her toplumun “güçlü toplum” idealinin önündeki en büyük sorundur.

Ailede Güçlü Bireyler

Güçlü birey, güçlü toplum yolundaki ilk adımdır. Bu nedenle toplumun en küçük yapısı olan aile birliğinin hemen her koşulda korunması gerektiği artık bilinen ve uygulanan bir gerçektir. Bireyler aile oluştururken günün koşullarına göre kararlarını alırlar. Bu koşullar hayatın gelişimi ile birlikte değişebilir.

Örneğin; Günümüzde kitle iletişim cihazlarının kullanımının artması her toplumdaki aile yapısına az da olsa zarar verdiği yönünde bir inanış vardır. Gerçek ise sosyal medya ve kitle iletişim cihazları kullanımı değildir. Sorun bireyde ve bireyin; tüketim toplumu ve gerçekleri olan görsel araçlar nedeni ile beklentilerinin bir önceki yüzyıla göre çok hızlı bir şekilde değişe bilmesinde yatar.

Dünyada Boşanmaların Artması

Boşanmaların dünyanın her yerinde artmasının altında insanların beklentilerinin değişmesi ve yükselmesi ile ilişkili durumlar vardır. Bu konuda ise en fazla etkilenen toplumların eğitim düzeyi nispeten alt-orta seviyesindeki toplumlarda gözlenmektedir.

Aile olmada ve evlilik konusunda belirleyici olan dünyanın her yerinde kadındır. Kadının ahlaki anlamda çöküntüye girmesi, kadının beklentilerinin yükselmesi, kadının ekonomik anlamda erkekten bağımsız olması, ve buna benzer sebepler yüzünden kadınların evlilik kararı alması giderek zorlaşmakta ve evli olan kadınlarında boşanma kararı almaları kolaylaşmaktadır. Bu önlenmesi gereken bir şey değil hatta desteklenmelidir.

Çünkü sağlıklı toplumlar için bir denge noktası vardır ve kadınlar içinde yaşadıkları toplumların dinamiklerini oluşturan yegane kavramlardır. Bu dinamikler bir dengeye gelecek ise yine kadınlar tarafından getirilecektir. Erkeğin burada figuran rolu olması bir çok erkeğin tepki göstermesine sebep olabilir. Ama bir erkeğin buna karşı olması için “sebep/neden” den daha fazlasına yani bir karşı argümana ihtiyacı vardır. Öncelikle kadınların bu konuda karar verici olduğunu gösteren her erkeğin anılarında onlarca anı mevcuttur. Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın öncelikle kendimize dürüst olalım. Boşanma süreçlerinin bir çoğunda kesinlikle bir boşanma avukatı tutulur.

Fakat bu kadınların aldığı kararların doğru, sağlıklı, olması gereken, iyice düşünülerek alınmış kararlar olduğunu göstermez. Kadınlar son derece yanlış kararlar verebilirler. Kadınlar tarafından alınan boşanma kararları ise geçmişte verilen bir yanlış karar olan evlilik kararı ile başlayan bir olaylar zinciri de olabilir. Yada devam eden evlilik süresince eşinin desteği ile üniversite okuyan ve hiç bir özelliği yok iken eşi sayesinde kazandıkları özellikler ile çalışma hayatına geçen sonrasında ise biraz daha bakımlı olma zorunluluğu nedeni ile ilgi görmeye başlayan ve bu ilgi nedeni ile güven patlaması yaşayarak doğru olan evlilik kararını son derece yanlış olan boşanma kararı ile devam ettiren kadınlarda vardır. Her iki örnek de yaşamın içerisinde vardır.

Unutulmamalı her boşanma davası bir diğerinden farklıdır. Kişiler, olaylar ve sürecin içerisinde bulunan karar noktaları farklıdır.

Toplumsal Hayat İçerisinde Evlilik

Hayat ise ya hep, ya hiç değildir. Hayat, küçük uzlaşmalardan ibarettir. Tıpkı evlilik gibi! Toplum kavramı kontrollü bir kaos ortamı olarak adlandırılmasından çok eski zamanlarda ki  TOPLUMLAR da bile insanlar hayatın her alanında uzlaşma ve ortak menfaatleri kabul ederek yaşamışlardır. Evlilik ve aile de farklı iki bireyi bir arada yeni neslin devamını ve toplumun sürekliliğini devam ettirmek için oluşturulan bir birlikteliktir ve bir bağlılık anlaşmasıdır. Bu birliktelik yaşamın en merkezi noktasıdır. Yaşamın vazgeçilmezi olan uzlaşmalar bu birliktelik içinde de her an kurallarını icra ederler. Bu nedenle aile kavramı da her anında uzlaşmaların olduğu ve bireylerin diğeri ile kendi beklentileri ile birlikte diğerinin beklentilerini de hesaplayarak bir uzlaşma noktası bularak/arayarak yaşarlar.

Zaman zaman uzlaşma noktası bireylerin arasında bulunamayabilir burada bir sorundan bahsedilir. Kendi aralarında ve aile büyükleri tarafından sorun çözümü gerçekleştirilemeyebilir. Bireylerden birinin kusuru veya her ikisinin de kusuru olabilir. Kusur kavramı tüm toplumlarda değerlendirilen bir noktadır ve bu önemini devam ettirecektir. Evlilik birlikteliği ile oluşan “Aile” önemlidir.

HAUSHEER tarafından da ifade edildiği üzere süregelen, önemiyle consortium vitae (hayat birliği) olarak aile kader birliği olma Özelliğini devam ettirmektedir.

Ancak manasını kaybetmişse, evlilik daimi bir  “uzlaşmayı/bağlılığı”  ifade ediyor olsa bile bu hukuki bağ da  “çözülmelidir/çözülebilmelidir”.

Bilinen her toplumda olan  “boşanma kavramı”  toplumun kendisini koruma güdüsünün ilk noktası olan ailenin korunması için konulan kurallar bütünü olan yasalar, içtihatlar (içtihat: kanunun uygulanması ile ilgili örnekler) ve ahlaki kurallar ile sarmalanmıştır. Bu nedenle ilk aile kurulması gününden beri var olan boşanma her zaman her toplumda belli işleyişler ve prosedürler neticesinde gerçekleşir. Doğru veya yanlış bu kurallar her zaman işletilmiştir.

Ancak evlilik birliği, her zaman Uzun, Göl gibi sakin, durgun, huzur veren bir görünüm sergilemez. Gün gelir Fırtına Deresi gibi coşar önüne alıp her şeyi devirip yıkarak çevresine acılar yaşatır. Bu acıları sonlandırmanın bir yolu da boşanmadır.

Boşanma bir sürecin başlangıcı değil sonudur. Bilinmelidir ki  “boşanma davası”  açıldığında taraflar arasında çoğunlukla uzun yıllar sürebilen ve boşanmanın ilk evresi olan  “duygusal boşanma” gerçekleşmiş durumdadır. Genellikle en azından  “ekonomik boşanma”  yapılmıştır bile. Bu anlamda karşı tarafa tekrar şans verme olasılığı da kalmamıştır. Kaldı ki şans verme bile eşlerin gönüllü olmasına bağlı olup gönüllülük de tükenmiştir. Her birey şunun farkındadır gönüllü olma beraberinde bir istek ve bu istek çözüm arayışı getirir. Çözüm arayışı her ailenin devamı konusunda karar alacak her iki bireyin yani ebeveynin istekleri ile bir anlam kazanır ve sonuca ulaşır. Taraflardan birinin bu istek den uzak olması çözüm arayışlarına devam eden bireyin çabalarını genelde sonuçsuz bırakır. Her iki bireyde çözüm arayışından vazgeçtiğinde birbirleri ile her konuda anlaşarak kısa bir süre içerisinde bu birliği sonlandırabilirler. Buna  “anlaşmalı boşanma”  denir. Protokoller çerçevesinde uzlaşılan konular belirlenerek sonuca hızlı bir şekilde gidilir.

Taraflardan birinin boşanma sonrasındaki beklentilerinin gerçekleşmemesi yada boşanmayı istememesi durumunda ise uzun sürecek olan ve çekişmenin devam ettiği literatüre  “çekişmeli boşanma davası”  olarak giren bir süreç başlar.

Bu süreç her iki tarafın durumunun ve isteklerinin analiz edilmesi sonucunda hukuk kuralları çerçevesinde sonuçlandırılır. Başlatılan boşanma işlemleri sonucunda ortaya bir boşanma davası gündeme gelir ve En önemli konuların başında  “boşanma sebepleri”   gelir.

  • Boşanma sebebi olarak ileri sürülen kavramlar öncelikle boşanma sebebi midir?
  • Boşanmayı isteyen boşanma isteğinde haklı mıdır?

Bu sorular neticesinde

  • boşanma davasının kabulü,
  • boşanma davasının reddi,

boşanma davasında taraflara bir süre ayrı yaşamayı öngören

  • ayrılık kararı,

gibi sonuçlar çıkabilir.

Boşanma davasının kabulü neticesinde ilk aranan “Kusur” dur. “Boşanmada kusur” önemli noktalardan biridir.

Evlilik bağının herhangi bir biçimde çözülmesi her devirde kabul görmemiştir. Evlilik bağının çözülebilmesi, hukuk politikasınca izlenen görüşe göre değişiklik göstermektedir.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir