Boşanmada erkekde nafaka alabilir mi? sorusu günümüzde sıkça karşılaştığımız bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yazımızda erkeklerinde nafaka alabileceğine değineceğiz. Türk medeni kanuna göre erkeklerde nafaka alabilir mi? yazımızı sonuna kadar okuyunuz.

BOŞANMADA ERKEKDE NAFAKA ALABİLİR Mİ?

Medeni Kanun’un 175. Maddesi’nde yoksulluk nafakası “ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Eğer karınız boşanmanın gerçekleşmesi süresince sizden daha kusurlu taraf ise nafaka talebinde bulunabilirsiniz. Eşiniz size sosyal ortamlarda hakaret etmiş, onurunuza, kişiliğinize, işinize, ailenize karşı alçaltıcı sözler sarf etmiş ya da sizi aldatmışsa eşinizden nafaka, maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.

Konya’da 2. Aile Mahkemesi’nin kararıyla aylık 250 lira nafaka ödemesine ve çocuğunun velayetinin annesine verilmesi kararına, avukatı aracılığıyla itirazda bulunan eşin itirazı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Hukuk Dairesi Kararında; “Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında babaya tevdi olunan çocuk için aylık 200 lira tedbir ve iştirak nafakası taktir edilmiştir. Kararda, kadının erkeğe göre daha ziyade kusurlu olduğu, kadının boşanmaya neden olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır. Bu nedenle Borçlar Kanunu’nun 50 ve 52’nci maddesi hükmü dikkate alındığında erkek için 10 bin lira maddi, 8 bin lira manevi tazminat taktir edilmiştir” denildi.

Medeni Kanun’un 175. Maddesi’nde yoksulluk nafakası “ Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

ALDATAN EŞİN BİRLİKTE OLDUĞU KİŞİYE TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

Aşağıdaki Yargıtay kararları üçüncü kişiden de tazminat istenebileceği yönündedir.
“Somut olayda, davalı hakkında davacının eşinin ırz ve namusuna tasaddide bulunmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan ceza davası sonunda; davacının eşi ile davalı arasında geçen telefon görüşmelerinin süresinin rahatsızlık boyutunu aşan uzun görüşmeler olduğu, davacının eşi ile davalı arasındaki ilişkinin rızaya dayalı olduğu kanısına varıldığı, davalının cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan davalının beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Ceza mahkemesinin gerekçesinde belirlenen olgular itibariyle, davacının eşinin rızası ile de olsa, davacının eşi ile davalı arasında bir yakınlaşma bulunduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, bu durumun davacının aile bütünlüğüne haksız bir saldırı oluşturduğu benimsenerek davacı yararına manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.” /Y. 4. HD. 2004/10434 E. – 2005/4506 K. T. 28.4.2005)

“Böylece, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Sonuç itibariyle, davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğinin tarafların ve mahkemenin kabulünde olmasına göre; davalının sorumluluğu ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle gerçekleşenden kaynaklanmakta; dava da yasal dayanağını haksız fiile ilişkin hükümlerden almaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davalının açıklanan şekilde gerçekleşen eyleminden sorumluluğu kabul edilerek, bundan kaynaklanan zararın kapsamı belirlenmeli ve varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmelidir.” (YHGK, 2010/4 – 129 E. 2010/173 K. 24.03.2010)

Boşanmada Erkekde Nafaka Alabilir mi? işte Yargıtay kararı. Ancak aksi görüşte olan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararı ise;

“Davalı zararın meydana gelmesinden asli olarak sorumlu tutulamaz. Yine yasa hükmünün aradığı anlamda iştirak hali de söz konusu olamaz. Zira iştiraken işlenebilir bir eylemin varlığının kabul edilebilmesi için, eylemin müstakilen ve asli olarak da işlenebilir olması gerekir. Ayrıca haksız fiil sorumluluğunu, geniş ve belirsiz bir kavram olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeye iştirak çerçevesinde değerlendirmek, bu sorumluluğu belirsiz hale getirecektir.”

Tüm bu karşıt kararların ardından içtihatların birleştirilmesine karar verilmiş olup,
“Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yargısal ve bilimsel içtihatlarla bu çerçevede yapılan değerlendirmeler sonucunda “evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağı” yönünde 06.07.2018 günü üçüncü görüşmede oy çokluğu ile karar verilmiştir. “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu 2017/5 E. 2018/7 K. denilerek son noktayı koymuştur.

EVLİLİK İÇİNDE EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN TASFİYESİ;

I. Tasfiye Esnasında Eşlerin Birbirlerine Karşı İleri Sürebileceği Alacak Hakları

  • 1- Katkı Payı Alacağı
  • 2- Değer Artış Payı Alacağı
  • 3- Denkleştirme Alacağı
  • 4- Katılma Alacağı

II. EDİNİLMİŞ MAL KAVRAMI VE ÖZELLİKLE BANKADAKİ PARALARLA ŞİRKET HİSSELERİ VE ARSA PAYI KARŞILIĞI KAT YAPIM SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN ALACAĞIN EDİNİLMİŞ MAL SAYILIP SAYILAMAYACAĞI;

  • 1- Edinilmiş Mal Kavramı
  • 2- Banka Hesaplarında Bulunan Paralar ve Faiz Gelirler
    a) Bankadaki paralar
    b) Faiz gelirleri
  • 3- Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklar
  • 4- Şirket Hissesinden Kaynaklanan Alacaklar

III. ANLAŞMALI BOŞANMALARDA İMZALANAN PROTOKOLLERİN KATILMA ALACAĞINI KAPSAYIP KAPSAMADIĞI;

  • 1- Yargıtay’ın Protokole Rağmen Dava Açılabileceği Yönündeki Bazı Kararları
  • 2- Yargıtay’ın, Anlaşma Protokolünün Mal Rejiminin Tasfiyesini de Kapsadığı Bu Nedenle Artık Tasfiye Davası Açılamayacağı Yönündeki Bazı Kararları

IV. ZAMANAŞIMI MESELESİ;

Boşanma konusunda öncelikle boşanma davası açmadan önce kesinlikle boşanma avukatı ile görüşmenizde fayda vardır. Aksi halde açacağınız davalar lehine değil aleyhinize sonuçlanabilir.