Tazminat Hukuku Konusunda Hizmet Bütünlüğümüz

Hukuk ve Danışmanlık Ofisimiz; tazminat konularında uzun süreli uygulama deneyimine sahiptir. Türk Hukuk Sistemi bütünlüğü içerisinde tazminat aşağıda açıklandığı gibi çok farklı hukuk alanlarını ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Bu nedenle günümüzde farklı uzmanlık alanlarının bir arada bulunması; mükemmel hizmet verebilmek için adeta bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu konuda müvekkillerine (yol arkadaşlarına) en iyi hizmeti sunmak isteyen ofisimiz hizmet bütünlüğünü tamamlamak için yoğun bir takip sistemi geliştirmiştir.
Tazminat davası karşımıza iş hukuku davalarında çalışan ile işveren arasında gerçekleşen olaylar ve Medeni Kanunumuzda eşler arasında doğan uyuşmazlıklar nedeni ile yapılan sözleşmeler ve sözleşme ihlalleri nedeni ile karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca zarar verme fiilinin kaza, ölüme sebebiyet verme, yanlış tedavi, tedavi etmekten kaçınma, sigorta kanunları ihlali, görevi kötüye kullanma gibi ceza davaları beraberinde istenen tazminat şeklinde de karşımıza yoğun bir şekilde çıkmaktadır.
Bunların dışında özel kanunlar ile belirlenmiş Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıpranma Tazminatı şeklinde özel düzenlemeler ile de kanunlarımızda yer almaktadır.
Verilen zararı karşılamak, ödemek eski hukuklarda da var olmuştur. Tazminat, önceleri aynen tazmin ve maddi tazminat şeklinde olmuştur. Daha sonra nakden tazmin ve manevi tazminat gelişmiştir.
Türk hukukunda tazminat; Borçlar Kanunu, Medeni Kanun ve ilgili diğer tüm kanunlarda düzenlenmiştir. Tazminat bir akit ihlali sebebi ile olabileceği gibi, haksız fiil (kaza, hakaret, zarar verme ve benzeri gibi durumlar) ile karşımıza çıkabilmektedir.
Tazminat bir alacak hakkı olduğu için ortada bir borç münasebetinin ve bu münasebetten doğan bir zararın olması gerekir. Ortada verilmiş olan bir borcun olmasına bakılmaz. Tazmin isteyebilmek için borç verilmiş olması zorunluluğu değil ortada hukuka aykırı bir durum ve bir zarar olması yeterlidir.
Tazminat Davalarına herkes taraf olabilir. Devlet de taraf olabilir, şahıs da. Dernek vakıf gibi özel yapılarda taraf olabilir, SGK gibi devletin resmi organları da taraf olabilmektedir. Günümüzde şahısların devlete karşı açtığı ve kazandığı tazminat davaları mevcuttur.

Bu nedenle tazminat konusunun doğası gereği ilgili ve yetkili kanunlar, mahkemeler çok geniş bir alanda bulunur. Tazminat davaları zararın ve zararı yapanın niteliğine göre ve tazminat miktarına göre (sulh mahkemeleri ya da asliye mahkemeleri) nde açılabilir. Yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesi veya haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesidir.

  • İş mahkemelerinde
  • Ticaret mahkemelerinde
  • Aile mahkemelerinde
  • Ceza mahkemelerinde
  • Asliye Hukuk mahkemelerinde, Kanunda belirlenen miktarın üzerindeki tazminat davaları
  • Sulh Hukuk mahkemelerinde; Kanunda belirlenen miktarın altındaki tazminat davaları
  • İdare mahkemelerinde
  • Danıştay’da
  • AİHM’de

Uluslar arası anlaşmalar nedeni ile farklı ülkelerin mahkemelerinde (Deniz hukukunda kaptan yetkili mahkemeyi tayin etmeye yetkilidir. Ayrıca bir devletin bir başka devlete karşı açtığı tazminat davaları milletler arası kurallar ile belirlenmiş yetkili mahkemelerde yapılır.)

Tazminat davaları tek başına sonuç almak için yeterli değildir. Bu alacağı tahsil edilmesi işlemlerinin de yerine layık-i ile getirilmesi gerekmektedir. İcra iflas hukuk, vergi ve gümrük mevzuatları bilgisi, borçlunun varlıklarının tespiti ve kaçırılmasının engellenmesi gibi süreçler tazminat davası başlangıcından itibaren yönetilmesi gereken süreçler bütünüdür.
Hukuk ve Danışmanlık Ofisimiz tüm bu konuların bütününde yeterlilik seviyesini arttıran uzun bir uygulama geçmişine sahiptir. Detay bilgiler, düzenli ve sürekli takip edilmesi gereken içtihatlar ve uygulama ekibine sahip olmak zaruri olduğunu düşünmekteyiz ve buna uygun yapılanmamızı tamamladığımızı tüm müvekkillerimiz bilmektedirler.