Deniz ve hava taşıma işçileri hakları yasa ve kanunlarda ayrıca bir kanun ile düzenleme görülmemektedir. Fakat 854 sayılı deniz iş kanunu hükümleri deniz işlerinde çalışanlar için uygulanır.

İş kanunlarımızda havacılık yeni bir alan olduğu için hava taşıma işlerinde çalışan işçiler için özel bir düzenleme yoktur. Fakat deniz taşıma işinde çalışanlar için yasalarımızda 854 sayılı Deniz iş kanunu hükümleri uygulanır. İlgili kanunlarda kavram ve kapsam detaylı bir şekilde belirlenmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “deniz ve hava taşıma işlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz.

Deniz taşıma işlerinde çalışanlar 854 sayılı Deniz İş Kanunu’na tabidir. Ancak hava taşıma işlerinde çalışanlar için özel bir düzenleme yapılmadığından Borçlar Kanunu genel hükümleri uygulanmaktadır. 854 sayılı Deniz İş Kanununun 1. maddesine göre “Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonluk gemilerde bir iş sözleşmesi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır.” denilerek, adı geçen kanunun kapsamı belirlenmiştir.

Deniz ve Hava Taşıma İşçileri Hakları

Hava Taşıma İşçileri Hakları

Hava Taşıma İşçileri Hakları Nelerdir?

Gemiler aracılığı ile yapılan deniz taşıma işleri ayrı bir yasaya tabi olduğundan, 4857 sayılı yasanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Gemi, yabancı ülke bayrağı taşıyor veya gemi Türk bayraklı olsa dahi yüz grostonluk değilse bu gemide çalışanlar hakkında Deniz İş Kanunu uygulanamaz. Taşıma işinde çalışan bu gemideki işçiler de 4857 sayılı İş Kanunu kapsamı dışında kaldığından, haklarında Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

Deniz İş Kanununun 46. maddesi

Deniz İş Kanununun 46. maddesi uyarınca, “Bu kanun kapsamına giren gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu kanundan veya hizmet akdinden doğan davalar hakkında, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır.

Hizmet akdinde ayrıca bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”. Ancak, hava taşıma faaliyeti yapılan iş yerinde sendika örgütlenmesi sonucu toplu iş sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın TİSGLK.66 (SETİSK.79,81) uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Zirai uçaklar ile Türk Hava Kurumu uçakları pilotları “hava taşıma işleri” kapsamında bir iş yapmadıklarından 4857 sayılı yasa hükümlerine tabidirler.

4857 sayılı yasanın 4. maddesinde deniz ve taşıma işlerinin yapıldığı iş yerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra ayrık durumlara yer verilmiştir. Buna göre kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan-gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işlerinde çalışanlar 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında oldukları belirtilmiştir. Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işlerinde, Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işlerde çalışanların 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında oldukları belirtilmiştir.

Sonuç olarak gerek taşıma gerekse yer hizmeti olsun,

  • Yukarıda açıklanan ilkelere göre deniz ve hava işlerinde, 4857 sayılı İş Kanunu,
  • 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu,
  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun uygulandığı uyuşmazlıklarda

İş mahkemesi,

Diğer durumlarda ise genel mahkemeler görevlidir. İş hukuku alanında Uzman iş hukuku avukatı Kemal KAYA ‘ya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz. Lütfen sorularınızı yorumlar kısmından sorunuz. Uzman avukat Kemal Kaya sorularınızı cevaplıyor.