Hayata kast sebebiyle boşanma davasında usul hükümleri Türk Hukuk Sistemi içerisinde en geniş kanun bütünü olan Türk Medeni Kanunu içinde aşağıdaki ayırımlara göre incelenmektedir;

  • Boşanma Davasının tarafları,
  • Boşanmada tarafların Kusur unsuru,
  • Hayata Kast ile Miras hukuku arasındaki ilişki,
  • Boşanma Davasını Bekletici mesele.

Bu konuyu Yargıtay kararları üzerinden ifademize örnek teşkil eden içtihatlar yani Yargıtay Kararları yardımı ile açıklamaya çalışalım. Olabildiğince ayrıntılı ve anlaşılır olması için Hukuk terminolojisinden biraz uzaklaşmamız takip eden Hukukçu arkadaşlarımızın dikkatini çekecektir, fakat bu yazı hukukçulardan ziyade içinde bulunduğu durumda yapılabilecekler ve karşılaşabileceği konular hakkında fikir sahibi olmasını istediğimiz Hukuk bilmeyen vatandaşlara yönelik hazırlanması nedeni ile öncelikle hukuk profesyonellerinden özür dileyelim.

Hayata Kast Sebebi ile Açılan Boşanma Davasının Tarafları

Hayata kast sebebiyle boşanma davası (TMK. m. 162); hayata kast eylemini gerçekleştirene karşı diğer eş tarafından açılabilir. İspat yükü davacıdadır. Girişilen “Eylem” nedeni ile boşanma davasını mağdur olan eş açamıyor ise (komada yada bitkisel hayat da olma durumunda – Genelde bu tür davalar Boşanma aşamasında olan bayanın bu sürece girmesini farkeden kocası tarafından gerçekleşebiliyor ve vekalet verilmiş olabiliyor.) davacı vekili girişilen eylem nedeni ile bir ceza davasını da delil olarak gösterebilir ve dava açabilir. Kanıtlar yeterli ise ceza davası açacak bir yakını bulunmadığı durumlarda kamu davası olarak ceza davası açılır fakat boşanma davası açılması için yetkilendirilen bir organ mevcut değildir. Boşanma Davası Ancak Eşler ve eşlerin vekalet verdiği Avukatlar tarafından açılabilir. Butlan Davası boşanma davası olmadığı için bunların dışındadır. Bu sebeple ortada verilen bir vekalet yok ise ve hayata kast nedeni ile mağdur olan eşin mirasçıları tarafından boşanma davası açılabilmesi belirli koşullar ile mümkündür.

Hayata Kast Sebebi ile Açılan Boşanma Davasında Tarafların Kusur Unsuru

Hayata kast sebebiyle boşanma davası kusura dayanan boşanma sebebi olduğu için akıl hastası veya ayırt etme gücünden yoksun eşe karşı hayata kast sebebiyle boşanma davası açılamaz.

Bu konuda davanın konusu bölümünde bilgi verilmiştir.

Hayata Kast ile Miras hukuku arasındaki ilişki

Kasten ve haksız yere öldürmeye teşebbüsün boşanma hukukunun yanı sıra miras hukuku yönünden de doğurduğu sonuçlar vardır.

  • Eylemin teşebbüs biçiminde olmasının bir önemi yoktur.
  • Mahkumiyet zorunlu değildir.
  • Genel af, özel af veya zaman aşımı (TCK. 102, 112) gibi sebeplerle sanığa ceza verilmemiş ve ceza ortadan kaldırılmış bulunsa bile kasten ve haksız yere öldürmeye teşebbüs eylemi bu hallerde bir “mirastan yoksunluk” sebebidir.

TMK. m. 578 hükmüne göre aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:

  • Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,
  • Miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,
  • Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,
  • Miras bırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda Ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.

Boşanma Davasını Bekletici Mesele

Hayata kast sebebiyle boşanma davasında (TMK. m. 162) boşanma sebebinin varlığına ilişkin hadise de kanıtlanmış olmalıdır; Bu konu le ilgili örnek teşkil edebilecek bir dava Yargıtay’da aşağıdaki gibi yorumlanmıştır.

Dinlenen davacı tanıklarının sözleri Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve devamının beklenemeyeceğini kabule elverişli ve yeterli değildir. Türk Medeni Kanununun 162. maddesinde yer alan boşanma sebebinin varlığına ilişkin bir hadise de ortaya konulamamıştır. Bu itibarla boşanma davasının reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Ceza Mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hakimini bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.

Ceza Mahkemesinin boşanma davasına konu olan eylem hakkında maddi olayı tespit eden kararı hukuk hakimini bağlar. (BK. md. 53 )

O halde Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1261 esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenerek deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.”

Bu yargıtay örneği bize usul kurallarının katı bir şekilde işletilmesinin zorunlu olduğu ve sizin de içinde bulunduğunuz durum ile ilgili olarak uzman bir boşanma avukatı ile iyi bir analiz neticesinde davranmanız gerektiğidir. Aksi durum boşanma davasının konusu nedeni ile hayati önem taşımaktadır.