İş Kanunlarında Memur Kavramı ve Tanımı yapılan bir kavramdır. Memur kavramı ve kapsamı yasalarımızda aşağıdaki gibi yer almaktadır. Ayrıca bir önceki yazımız olan sözleşmeli personel kavramı ile iç içe geçen bir konu olduğu için birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle  “İş Kanunları” içerisinde Sözleşmeli Personel Kavramı yazımızı buradan tıklayarak okuyabilir ve bu yazımıza daha sonra devam etmenizi öneririz.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle görüleceği hükme bağlanmıştır.

Bu kanunun 4. maddesinin (b) bendinde;

“Teşebbüs ve bağlı ortaklıklarda, Devlet tarafından tahsis edilen kamu sermayesinin karlı, verimli ve ekonominin kurallarına uygun bir şekilde kullanılmasında bulunduğu teşkilat, hiyerarşik kademe ve görev unvanı itibarıyla kuruluşunun karlılık ve verimliliğini doğrudan doğruya etkileyebilecek karar alma, alınan kararları uygulatma ve uygulamayı denetleme yetkisi verilmiş asli ve sürekli görevler genel idare esaslarına göre yürütülür.

Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli görevleri; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, müfettiş ve müfettiş yardımcıları ile ekli (1) sayılı cetvelde kadro unvanları gösterilen diğer personel eliyle gördürülür.

Bunlar hakkında bu kanun Hükmünde Kararname’de belirtilen hükümler dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.”

Şeklinde kurala yer verilerek, anılan kurumlarda çalışanlar bakımından memur kavramı ortaya konulmuş, (c) bendinde ise, “(b) bendi dışında kalan sözleşmeli personel, teşebbüs ve bağlı ortaklıkların genel idare esasları dışında yürüttükleri hizmetlerinde bu Kanun Hükmünde Kararname’de belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde akdedilecek bir sözleşme ile çalıştırılan ve işçi statüsünde olmayan personel” sözleşmeli personel olarak ifade edilmiştir.

Bu anlatıma göre; 657 sayılı yasanın 4/B maddesinde açıklanan işlerde, özel bir meslek bilgisi ve uzmanlığı olan kişilerin, Bakanlar Kurulu Kararı ile geçici olarak çalıştırılan ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/b maddesi uyarınca genel idare esaslarına göre hizmet yürüten memur ve işçi sayılmayan çalışanlar, sözleşmeli personel olarak ifade edilmelidir.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye göre sözleşmeli personele 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ayrıca 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de kamu iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeli personel çalıştırılmasının esasları belirlenmiştir.

Bu ifadeler ile de Kanunlarda Sözleşmeleri Personel Kavramı ve Tanımı yapılmıştır.

Sözleşmeli personel kural olarak sosyal güvenlik sistemi açısından memurlar gibi Emekli Sandığı’na (Sosyal Güvenlik Kurumu’na) tabidir. Ancak kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışanlar açısından, işçilikten sözleşmeli personel statüsüne geçiş veya daha önce sözleşmeli personel olarak görev yapanların daha sonra işçi statüsü ile çalıştırılmaları mümkündür.

Daha önce işçi olarak çalışan ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim ödeyen çalışanın, görev ve unvanında yükselme sonucu sözleşmeli personel olarak atanması sonrasında dahi, sosyal güvenlik yönünden önceki uygulamaya devam edildiği ve primlerini adı geçen kuruma ödediği görülmektedir. Bazen de bunun aksine Emekli Sandığı’na bağlı sözleşmeli personelin, sonradan işçi statüsüne geçmiş olmasına karşın, anılan sosyal güvenlik kurumu ile olan bağlantısı devam etmektedir. Bu itibarla, sosyal güvenlik açısından bağlı olunan kurum, çalışanın hukuki statüsünü belirlemek açısından tek başına yeterli olmamaktadır. Y9HD, 25.07.2008, 2***3/2***6 E.K.

Memur ve sözleşmeli personelin konumu statü hukukunu ilgilendirdiğinden, idare ile çıkacak olan uyuşmazlıklar iş mahkemeleri yerine idari yargı yerinde çözümlenmelidir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 1995/1 Esas 1996/1 Karar sayılı ilke kararında, özelleştirme kapsamında olsun veya olmasın kamu iktisadi teşebbüslerinde sözleşmeli personel statüsünde çalışanların kurumlan ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu hükme bağlanmıştır. Çalışmaların bir kısmının sözleşmeli personel bir kısmının da işçilikte geçmesi halinde, İş Kanunu’nun uygulanması sadece işçilikte geçen dönemle sınırlı kalır.

Yerleşik Yargıtay kararlarında, 657 sayılı yasanın 89. maddesine uygun olarak, Bakanlar Kurulu kararnamesi doğrultusunda ve sınavla işe alınan halk eğitim merkezi kurs öğretmeninin işçi olmadığı, Y9HD, 14.02.2000, 1**1/1**5 E.K.

Çıraklık eğitim merkezinde görev alan usta öğreticinin de işçi sayılmayacağı, Y9HD, 28.04.2003, 2***0/7**5 E.K.

Devlet üniversitelerinde 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu’nun 34. maddesi kapsamında çalışanların, İş Kanunu’na tabi olmayıp sözleşmeli personel statüsünde olduğu, Y9HD, 13.10.2005, 4**6/3***8 E.K.

Buna karşın özel üniversitelerde yardımcı doçent kadrosunda çalışanların İş Kanunu kapsamında oldukları kabul edilmiştir. Y9HD, 02.05.2006, 1**3/1***6 E.K.