İş kanunlarımızda Ev Hizmeti Görenler olarak ev içinde belli bir ücret karşılığında çalışsa da; aşçı, uşak, kahya, temizlikçi ve yatılı olarak ev içinde kalan görevli tüm çalışanların genel iş kanunu hükümlerine tabi olmayacağı belirtilmiştir.

4857 sayılı yasanın 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, ütücü, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukuki ilişkilerde Borçlar Kanunu’nun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Ancak ev hizmetinde çalışan kişi, bir işverene bağımlı olarak ve onun talimatına göre ev hizmetlerinde çalışıyorsa, ücreti ev sahibi tarafından ödense dahi, işçi ile işçiyi ev hizmetine gönderen işveren arasında iş sözleşmesinin bulunduğu kabul edilmelidir. Ücretin 3. kişi tarafından ödenmesi sonuca etkili değildir.

Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoförün de ev hizmeti yaptığı ve İş Kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmektedir. (Yargıtay 9.HD, 09.10.2008 tarih, 27814/25988 E.K.)

Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.