İş kazası nihai sonuçları olan ve bir işletmede istenmeyen durumların başındadır. İş kazası tayini ve iş kazalarında yetkili mahkeme tayini kriterlerini ve değişkenlerini bu yazımızda inceleyeceğiz

Hukuk sistemi hayatın içinde çok farklı konuları gündeme getirir. En büyük problem ise davayı nerede yani hangi mahkemede açmak gerekir. Bunu anlatabilmek için her mahkemenin görevi ayrıdır ve Mahkemelere bakan hakimler bu konuda uzman olmuşlardır. Hakimlerin ilk atama yerlerinden itibaren kazandıkları konuya özel uzmanlık alanları neticesinde davalara bakarlar. Bir boşanma davası başvurusunu gidip eşim bana tokat attı diyerek Ceza mahkemesinde yapamazsınız. Ama açtığınız dava boşanma davası değil bir şiddet nedeni ile uğranılan mağduriyet nedeni ile cezaya ilişkin ise karı koca arasında geçse bile bunu gidip aile mahkemesinde açamazsınız.

Bu nedenle; davanın konusu, davacının talebi, Dava konusunun oluştuğu bölge, dava taraflarının pozisyonu gibi ana etmenler ve burada değinmeyeceğimiz alt etmenler nedeni ile davaya bakacak olan yetkili mahkeme değişiklik gösterebilmektedir.

İş davalarında yetkili mahkeme iş mahkemesi diye bilinir. Fakat Davacı Kamu idare personeli ve Davalı devlet ise bu dava aynı olay için Kamu İdare mahkemelerinde gerçekleşir. İş mahkemelerinin ilgilendiği iş kanunu bütünlüğü oldukça fazladır..

İş nedeni ile oluşan bir mağduriyet ve buna bağlı bir iş davası konusu var ise;

Dava konusunun oluştuğu bölgede Müstakil bir iş mahkemesi var mıdır?

Davacının beklentisi Burada önemli değildir. İş davası Mahkemesinde işçi statüsü var ise işçi ile işveren arasındaki iş davaları, iş mahkemesinde görülür.

Davacının pozisyonu; Davacı olan işçi Çıraklık kanununa göre çalışan bir öğrenci ise, 50 kişiden az kişinin çalıştığı tarım işletmesi ise, 3 kişiden az kişinin çalıştığı esnaf ise, Kamu idare personeli ise gibi birçok değişkeni olan davacının pozisyonu ile alakalı olarak iş davasında yetkili mahkeme değişir.

Davalının pozisyonu; davalı bir devlet ise, Alt işveren veya işveren sıfatını taşımıyor ise, günlük işçi çalıştırmak için kısa süreli bir işi günlük çalışma ve iş günü sonunda ödeme şeklinde işçi ile aralarında bir iş sözleşmesi olmadığı bir iş ilişkisi içerisinde ise gibi birçok değişkeni olan davalının pozisyonu ile alakalı olarak yetkili mahkeme değişir.

İş kazası nedeni ile görevli mahkeme tayini;

İşçinin yazılı olsun olmasın bir iş karşılığında işi veren ile borç alacak ilişkisine girdiği yani belirli olan bir işi yapma karşılığında Nakdi değeri olan bir kazanım nedeni ile doğan iş ilişkisi nedeni ile varlık bulan borç alacak ilişkisi var ise. Bu Hukuk mahkemeleri usul kanunun kabul ettiği şekilde ifade edilebiliyor yada ispat edilebiliyor ise. Yani tanık ifadeleri veya akit gibi yazılı belgelerin olması nedeni ile ispatlanabiliyor ise.

Bu işin yapılması esnasında oluşan bir kazanın varlığı mevcut ise. Yani İşçi mesai bitiminde inşaat alanından çıktı, karşı kaldırımdaki büfeye giderken yolda araba çarptı şeklinde değil ise.

Bu kazadan dolayı işçinin HAKLI bir beklentisi ve talebi var ise. Yani elime çivi battı sağlık ocağında tetanos iğnesi vurdurdum tazminat isterim. İşin doğasında olabilecek yaralanma sayılmayacak durumlardan değil ise.

Yukarıdaki koşulların bir arada değerlendirmesi sonucunda yetkili mahkeme; İş verenin kusursuz sorumluluk maddelerinin bulunduğu ve icra edildiği mahkemeler İŞ MAHKEMELERİ dir.

Görüldüğü gibi siz 3 kişinin çalıştığı küçük bir tavuk çiftliğinde ayda bir gün tavuk gübrelerini kamyona yüklemek için kamyoncu tarafından tutulan günlük işçi iseniz. Üzerinize düşen gübre çuvalı nedeni ile ayağınız kırılsa iş mahkemesinde açacağınız davanın red edilme potansiyeli vardır. Sizi tutan yani işi veren kamyoncu tek kişi ise esnaf statüsünde değildir ve Alt işveren pozisyonundadır. Küçük tavuk çiftliği 3 kişi çalıştırıyor ama tarım işletmesidir ve 50 kişiden az kişi çalışıyor ve size verilen iş tarım işi değil günlük bir iş ve işveren pozisyonundadır. Her iki kişi yada kurumlar ile bir sözleşme yapmamış olabilirsiniz. Hatta ayağı kırılan kişi 18 yaşından küçük olabilir. Verilen işin tarım işi olmaması nedeni ile avukatınız iş mahkemesinde dava açabilir. Birçok avukatın da ilk tercihi bu olacaktır. Hatta çoğu zaman dava sonuçlanır. Ama usule esas olarak aykırı olan birçok durum vardır. Başvuru neticesinde bir kamu davası da beraberinde gündeme gelebilir. Yeni çıkan iş güvenliği yasaları da icra edilmek için süreçleri başlatılabilir. O kadar çok değişken ile karşımıza çıkabilir ki çoğu zaman mahkeme tayini bile sorun olmaktadır.

5510 sayılı Kanuna göre iş kazasını incelersek eğer;

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
  • Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

Kazaya uğrayanın kanun kapsamında sigortalı olması gerekir. Sigortalı olmayanların iş kazası geçirmeleri halinde kanun kapsamında iş kazasından faydalanmaları söz konusu değildir.

İstisna olarak sigortalı sayılmayan ancak bu kapsamda sosyal güvenlik destek birimi kesilenler, iş kazası meslek hastalığı sigortalarına tabi tutulmuş olanlar, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunun kapsamında Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler de iş kazası ve meslek hastalığı halinde bu kanundan sağlanan haklardan faydalanırlar.

Görüldüğü gibi 5510 sayılı iş kanunu ile görülen bir davada sigortalı olmadığınız durumda bu kanun ve hükümleri geçersizdir.

Kanunlar ana mantık ve felsefe olarak sorunu çözmek ve mağduriyetleri gidermek içindir. ve belirli kurallar bütünüdür. İş kanunlarını da belirleyen bir yazımız mevcuttur. “İŞÇİ HAKLARINI BELİRLEYEN İŞ KANUNLARI” başlıklı yazımızda da göreceğiniz üzere 50 kanun 3 adet yönetmelik ve 15 ayrı tüzük ile belirlenen konular ile ilgilenir. İçinde bulunduğunuz durum koşulları itibari ile bu 50 kanun 15 tüzük ve 3 yönetmelik içerisinde değerlendirilemiyor ise Davanız iş mahkemelerinde görülemeyecek ve yetkisizlik kararı verilecektir.

İş mahkemesinin Hakimi Tarafından Re’sen gözetilmek durumunda olan bazı durumlar nedeni ile ve başvuru dosyasındaki iddia ibareleri nedeni ile bu dava iş mahkemelerinde görülebilir. Aslen asliye hukuk mahkemelerinde de görülebilecek bir örnektir.

İş davası iş kanunları içerikleri ile ilgili konuları ilgilendiren dava konularının görüldüğü mahkeme sürecin ifade eder. İşçi ile işveren arasındaki husumet nedeni ile işçinin mağduriyetini engelleme adına işçi haklarının gözetildiği ve yasalarda da açıkça bu konuda taraf olan iş kanunları bütününe sahip olduğu belirtilir. İşçi haklarının bu kadar önemli olmasının altında ekonominin işçi olmadan olmayacağının kabulüdür. Ekonomi ise paranın el değiştirmesi temel esası üzerine kuruludur. İşçi burada halkı temsil eder ve İş kanunları işçi haklarını korurken esasen halkı korumak amacını gütmektedir. Fakat bu işverene haksızlık yapılacağı anlamına gelmez. Usule uygun hareket eden bir çok işletme işçi tarafından suistimal edilebilecek her konunun önlemini alabilecek bir yasa bütünlüğü mevcuttur.

Bu ve buna benzer birçok neden ile iş kazalarında varlık bulan mağduriyet sonucunda kazaya uğrayan işçinin ilk yapması gereken iş hukuku konusunu ana uzmanlık alanı olarak belirlemiş bir uzman ve deneyimli iş hukuku avukatından yardım ve destek almasıdır. Uzman iş hukuku avukatı analiz ve değerlendirme sonucunda çıkılan mağduriyetin giderilmesi talebi sonuç bulacaktır. Beklentileriniz mağduriyetinizin giderilmesi ve haklı sebepleriniz var ise ilk yapılması gereken işin bizce karşılığı uzman ve deneyimli iş hukuku yardımı alınmasıdır.

Avukat Kemal Kaya

Büyükdere Caddesi Tevfik Erdönmez Sokak Diker Apt. 26/7 Esentepe Şişli / İstanbul

Mobil    : +90 551 935 27 30

Ofis       : +90 212 347 57 60