avukat-kemal-kayaİşçi avukatı olmak işçinin haklarının farkında olmayı gerektirir. Sadece hakların farkında olmak tek başına da yeterli değildir. Bu hakların yoksunluğunun işçi tarafında varlık bulan mağduriyetin de farkında olmasını gerektirir. Ayrıca bu mağduriyetin sonuçlarının farkında olmasını gerektirir.

İşçi avukatı olmak kısaca hayatın içerisinde olmayı gerektirir. İşçinin bir ailesi olduğu ve bakmak zorunda olduğu ailesinin ona yüklediği sorumlulukların farkında olmasını gerektirir. Bu sorumluluklar nedeni ile katlanmak zorunda kaldığı insani olmayan her türlü durumun farkında olmasını gerektirir.

İşçi haklarınızı en iyi şekilde savunuyoruz. Bizimle iletişime geçip ücretsiz danışmanlık alabilirsiniz.

Adres: Büyükdere Caddesi Tevfik Erdönmez Sokak Diker Apt. 26/7 Esentepe Şişli / İstanbul

Mobil : 05519352730

Ofis     02123475760

İşçi karşısında gücü temsil eden işverenin yapabileceği tüm oyunları ve ahlak dışı kirli oyunları fark ederek işçiyi bundan uzak tutması gerektiğini bilmelidir.

İşçinin güç ve varlık kaybetmesinin tüm toplumu ve o toplumun içerisinde kendisinin de bundan tıpkı işçinin karşısındaki işveren gibi etkilenebileceğini bilmelidir. Yani işçi avukatı işçi ile birlikte tüm toplumun haklarının savunuculuğunu yaptığını bilmelidir.

İşçi ve İşveren arasındaki İlişki, iş hukukunun çıkış noktasıdır

İşveren ister devlet kuruluşu, ister özel sektör olsun işçi ile işçiyi yöneten bir bireydir. Burada işçi ile ona işi veren ve yapılmasını kontrol eden birey arasında çıkan sorunlarda işçinin mağdur olmasının engellenmesi ve toplumsal tabakalarda ekonominin sürdürülebilir olmasını sağlayan işçi sınıfını korumak gereklilik halini almıştır. Toplumun ve devletin devamlılığı için gerekli ve önemlidir. Tarih boyunca bunun tersi oluşumların çok büyük kitlesel hareketler neticesinde devletlerin çökmesini yada devleti yönetenlerin değişmesini tetikleyen olayları başlatan ön oluşumlar işçi sınıfının haklarının gözetilmemesidir. Bu tarihsel bilgiler tüm hukuk toplumlarına bu konuda bir çalışma ve yaptırım zorunluluğu getirmiştir.

işçi avukatı nedir?

Bakış Açısından Bağımsız “İşçi Avukatı” nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Sisteminde İş Kanunları Bütünü, 50 kanun, 3 yönetmelik, 15 Tüzük ihtilaf durumunda Başvurulmak için düzenlenmiştir. Bunları ayrıca sitemizde bulabilirsiniz.

Kavram olarak bakıldığında avukat bir sınıfa tabi olmamalıdır.

Bu açıdan bakıldığında işçi avukatı kavramı aslında doğru değildir. Fakat avukatlık tıpkı Doktorluk gibi bir meslektir. Bu nedenle işçi avukatı dendiğinde bunu bir sınıfa tabi olmak şeklinde değerlendirmek yanlıştır. İşçi avukatını bir uzmanlık alanı olarak değerlendirmek gerekir. Bu nedenle kendisini uzmanlık alanına göre işçi avukatı olarak değerlendiren avukatın tabiiyet değil uzmanlık belirttiği düşünülmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Yasa Bütünlüğü içerisinde hak ve alacaklara yönelik kanunlar tüm Hukuk toplumlarında hukukun çıkış noktasıdır. Bu nedenle hak ve alacak hayatın her anında gelişen ve yaşamın içine yeni giren kavramlar nedeni ile güncellenerek giderek büyüyerek şekillenir.

Uzmanlaşma ve ihtisas alanlarının giderek diğer yasalar ile birlikte değerlendirecek tarzda şekillenmesi nedeni ile iş kanunları ile işçi sınıfının hak ve alacaklarına yönelik yeni yasa bütünlüğü son yüzyılda tüm hukuk toplumlarında şekillenmiştir. Kapitalizm kavram olarak tüm ticaret ve sanayi toplumlarının yaşam şeklini almıştır. Bu nedenle işçi sınıfının oluşması için bir işveren sınıfının oluşması gereklidir. Bu devlete ait kamu kuruluşları olabildiği gibi yine devlet kontrolünde varlıklarını devam ettiren Vakıf, dernek gibi sivil toplum örgütleri de olabilmektedir. Bunların dışında özel sektör olarak adlandırılan sermaye sınıfı tarafından kurulan işletmelerin varlık bulması nedeni ile işveren olarak yine bir bireyin sahip olduğu teşekküller kurulmuştur.

İşçi ile işveren arasındaki sorunların en yoğun yaşandığı oluşumlar bu özel sektör ve özel sektör çalışanları arasında yaşanır. Bunun sebebi ise kapitalizm mantığı nedeni ile özel ticari teşekküller Kâr esasına dayanır. Ticari Kâr işletmenin varlığının devamı için gerekli olan ön koşuldur.

Ayrıca özel sektör şirketlerinin Sahibi yine bir insan yani birey olacağı için kişisel zaafların ortaya çıkması muhtemeldir. Bu noktada işverenin işçi üzerinde bazı implicit (gizli) tehdit ve baskıları oluşabilir. İşten çıkarma, iş sözleşmesini fesih etme, maaş alacaklarında kesinti yapma, maaş alacağını ödememe gibi şirket içi kuralları kanunlara aykırı olarak işletebilir. Bu gibi durumlar ile karşılaşan çalışan bireylerin mağdur olması gündeme gelebilir.

  • Bu ve bunun gibi birçok yöntem geliştiren işverenler bunlar için yine avukatların yardımı ile eylemlerini kanunlara uygun hale getirmenin yollarını aramaya devam edeceklerdir.
  • Kanun koyucularda işverenlerin yeni yöntemlerine karşı işçiyi koruyacak önlemler alacaklardır.

Bu bir kısır döngüdür. Bu insan var olduğu müddetçe devam edecektir.

Bu nedenle düzenli genişleyen iş kanunları ayrı bir uzmanlık alanı olmak zorunda kalmıştır. Bir hukuk sisteminin tüm detayları ile hukuk sisteminin tüm konularını bilmek çok mümkün olmadığı için her hukuk alanının uzmanları oluşmuştur.

İş hukuku kanunları bütünlüğü içerisindeki davalar arasında çalışanlar arasında yaşanan olaylar ve bunların getirdiği mağduriyetler (ast –üst arasında) yaşanabildiği gibi üst gözetiminde değerlendirilen işçi davranışlarında haksızlık yapılması da gündeme gelmektedir. Hayatın içine yeni giren kavramların içerisinde hepimizin bildiği

  • Mobbing (Duygusal taciz, Psikolojik Taciz, cinsel taciz ) ve
  • Ballying (eşit konumda çalışanlar arasında fiziksel baskı ve fiziksel taciz)

gibi kavramlar iş yerinde çalışanlar arasında yaşanabilmektedir. Bu durumların yaşanmasının önüne geçmek ve bir çalışanın diğer bir çalışanın üzerinde her hangi bir mağduriyet yaşatmasının önüne geçmek ve önlemini almak işverenin sorumluluğundadır.

İş mahkemelerinde görülen iş davalarının içerisinde on binlerce farklı senaryo vardır ve her gün bunlara yenileri eklenmektedir.

Avukatların bu alanda uzman olmayı istemeleri durumunda bile bu konuda yeterli bir duruma gelerek “işçi avukatı” sıfatını kazanması yıllar sürecek uzun bir çalışmayı ön koşul olarak ister.

Fakat işçi bunu ayırt edemez. Yani bir avukatın iş davalarında uzman olup olmaması konusunda bir değerlendirme yapabilmesi için ölçme ve değerlendirme yeteneğine ve bilgisine sahip değildir.

Kaldı ki aynı meslekten olan avukatların bile birbirleri arasında böyle bir değerlendirme yapabilmeleri mümkün değildir.

Bu nedenle Tüm Hukuk sistemleri içerisinde davayı açanın yapacağı tercihler onun hayatında değişiklik yapacaktır. En önemlisi ise beklentileri ve hukuk sistemine olan güvenini etkileyen en önemli kriterlerin başında gelmektedir.

işçi avukatı kavramı

Avukat ifadesinin temsil ettiği kavram ile “işçi avukatı” ifadesinin temsil ettiği kavram arasında bir ilişki olmasına rağmen “işçi avukatı” kolay elde edilebilen bir olgu değildir.

İş kanunu yasa bütünlüğü ilişkide olduğu diğer yasa bütünlükleri ile bir arada değerlendirilir.İşçi ile işveren arasında bir ihtilaf doğduğunda ihtilafın konusunda ve işveren ile işçinin pozisyonlarına iştigal alanları ve konularına göre; Türkiye Cumhuriyeti Hukuk Sisteminde İş Kanunları Bütünü, 50 kanun, 3 yönetmelik, 15 Tüzük ihtilaf durumunda Başvurulmak için düzenlenmiştir. Tüm kanun ve yönetmeliklere buradan ulaşabilirsiniz.

Bunlara burada birkaç örnek vermek gerekirse;

  • Türk Ticaret Hukuku,
  • Şirketler Hukuku,
  • Borçlar Hukuku,
  • icra iflas Hukuku,
  • Tazminat Hukuku,
  • Sözleşmeler Hukuku,
  • Kambiyo Hukuku (işçiye fesih aşamasında alacağının senet veya kıymetli evrak olarak düzenlenmesi durumlarında)
  • Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku (İşveren ile işçi arasında ürün geliştirmeye yönelik sözleşme durumlarında)
  • Türk Ceza Hukuku (Mobbing ve Balling Durumlarında)
  • Medeni Hukuk (işveren ile işçi arasında evlilik bağının olması ve boşanma davası ile birlikte varlık bulan iş hukukunu ilgilendiren durumlarda)
  • Miras Hukuku (İşverenin ölmesi durumunda mirasçılar ile işçi arasında yaşanan durumlarda)
  • Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu

Gibi birçok hukuk bütünlüğünü iş hukuku ile ilişkilendirmek mümkündür. Görüldüğü gibi bu ayrı ayrı hepsinin de uzmanlık alanı olması gereken hukuk sistemlerinin birbiri ile olan ilişkilerini ve Bunları usulüne uygun olarak başvurudan itibaren yönetilmesi gerekmektedir.

İşçi avukatı olmak aslında pratisyen hekim olmak gibi bir kavramdır. Birçok uzman pratisyenin acil servislerde çalıştığını düşündüğümüzde bunun nedenini anlayabiliriz. İş avukatı bu hukuk sistemlerinin iş hukuku ile olan ilgisini ve birbirlerine olan etkisini çok iyi bilmek zorundadır. Bu nedenle işçi avukatı kavramı bize göre aslında tek bir kişiyi değil bir ekibi işaret eder.

Bu nedenle tek kişiden oluşan avukatlık yapılarının yerine bir ekip olarak farklı uzmanlık alanlarının, uzmanlarından oluşan bir ekibin bir arada çalışmasının daha verimli, hızlı ve beklenti yönünde sonuçlar doğuracağını, işçinin haklarının savunulmasında eksik bir noktanın potansiyel olarak varlık bulmasının engellenmesinde büyük önemi ortaya çıkmaktadır.

işçi hakları
  • İşçi Hakları Kavramı Nedir?

  • Bu kavram neyi kapsar?

  • İşçi Hakları ile İşçilik Hakları Arasında Ne fark vardır?

İşçi Hakları Kavramı ve kapsamı;

Çalışan işçinin yaptığı işe, yaptığı iş sözleşmesine, sözleşme maddelerine, yapılan işin bağlı bulunduğu kanun, yönetmelik, ve tüzüklere göre değişiklik gösteren “yasalar kişiye özel düzenlenemez ilkesi” nedeni ile ihtilaf durumunda mahkemelerde ilgili kanunların ve olayların yanında işveren ile yapılan mukavele, sözleşme, iş ve hizmet akdi başlıkları altında yapılan işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin özelleştirilmesini de dikkate alan ve bu kişiselleştirilen iş ilişkisinin kanunlara uygun olması durumunda yasalar yerine yapılan iş ilişkisinin tanımlandığı sözleşmeye göre hüküm verilen bir kavramdır. Her çalışan için özelleşebilecek bir kavramdır. Kişiye özeldir. Burada yapılan sözleşmenin yasalara uygunluğu Re’sen araştırılır ve uygun görüldüğü taktirde esas alınır.

Yani işçiye özel bir kavramdır.


İşçinin Bireysel ve özel haklarının dışında kalan ve Tüm işçilerin hakları olarak düşünülmesinde sakınca olmayan “işçilik hakları” kavramı arasında kapsam olarak fark vardır. İşçilik hakları genel bir kavramdır ve sınırları bellidir. İşçi hakları bu sınırların işçi ve işveren ile birlikte karar verilerek değiştirilmiş halidir.

Yasalarda belirlenen işçilik haklarının ayrı ayrı tanımlarının yapıldığı kanun bütünü, yönetmelik, genelge, ve tüzüklerin ve ilgili diğer kanunların çerçevesinde belirlenen yöntemler ile ele alınır.

Her işçinin genel olarak hakları işçilik hakları altında tanımlanan haklara otomatik olarak sahip olması her durum için geçerli değildir. Yasalar ekonomiyi ekonomiyi de işçi ve işveren ile birlikte tanımladığı için işçinin bireysel haklarının işvereni ile yapacağı hizmet akdi ile ve bu sözleşmenin önceliklere yasaya uygun düzenlenmesi halinde işçinin hakları için özel tanımlamalar yapılabilir. Bu tanımlamalar işçi için geçerlilik kazanacaktır. Bu nedenle işçi hakları konusunda bilgi ve fikir sahibi olabilmek için kendi durumunuzu ve yapılan bir sözleşme var ise bu sözleşmeyi dikkate almanız gerekir. Ayrıca genel olarak işçilik hakları bölümünde detaylı incelediğimiz standart yasalar tarafından işçinin haklarının belirlendiği yazımızı okuyabilirsiniz.

işçilik hakları

İşçilik Hakları Kavramı;

İşçilik Hakları işçi ile işveren arasında kurulan iş ve işin yapılması durumunda işçinin ne elde edeceğinin düzenlenmesi için yasalarda tanımlamaların yapıldığı ve genel anlamda işçinin haklarının korunması ve işveren tarafından art niyetli olarak işçinin kullanılmasının önüne geçecek kanun bütünü ile tanımlanan hakların tamamıdır.

Unutulmaması gereken şudur; işçi haklarını bilmek zorundadır. İşçinin haklarını bilmiyorum ifadesinin hukuki bir karşılığı yoktur. Bu nedenle işçi ile işveren arasında düzenlenen iş sözleşmelerinin içerisinde işçiye kabul ettirilen bazı maddelerin işçinin bazı haklarından vazgeçmesi anlamında gelebilmektedir. Her ne kadar yasalar buna izin vermiyor görünse bile İşçi ile işveren arasındaki bu oyun ekonomi oldukça devam edeceği açıktır. İşverenin bir insan ve insani duyguların temelinde olan kazanmak ile işçinin üzerinde özel durumlar oluşturma çabası sürecektir. Tüm işçiler buna karşı uyanık olmalıdır.

İşçilerin yaptıkları işe göre ilgili kanun maddeleri değişmektedir. Bir gemi personeli ile o geminin yanaştığı limanda çalışan işçilerin farklı haklara sahip olması da yasalarda işçilik haklarının genel bir kavramı ama işçinin bireysel haklarının yaptığı iş, görevi, çalıştığı kurum, bağlı bulunduğu sendika, işin ilgili olduğu kanunlar ile yakından alakalıdır.

Genel olarak işçilerin hakları işveren ile arasındaki borç alacak ilişkisini, ve işçinin sömürülmesinin önüne geçmek amacı ile çalışma koşulları ve sürelerini, çalışanın özel durumları ile ilgili tanımları yapmakta ve bunun ötesine geçmemektedir.

Genel işçilik hakları hakkında hazırladığımız yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

iş akdinin fesih koşulları nelerdir?

İşçi ile işveren arasında yapılan sözleşmelere farklı isimler verilebilmektedir.

  • İş Akdi

  • İş Sözleşmesi

  • Belirli Süreli İş sözleşmesi

  • Belirsiz Süreli İş sözleşmesi

  • Hizmet sözleşmesi

  • Hizmet Alım sözleşmesi

  • Joint Venture Sözleşmesi

İsimleri ile karşımıza çıka işçi ile işveren arasında yapılan sözleşmeler var olabilir. Bunun dışında işçi ile işveren arasında özel bir anlaşma olmaksızın işveren tarafından işçinin sigorta başlangıcının yapılması ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bir ihtilaf durumunda aradığı tüm şartlar oluşmuş kabul edilir.

İş sözleşmelerinin yasaya uygun düzenlendiği tüm sözleşmeler fesih şartlarını belirlemiş olabilir. Bu nedenle yapılan özel sözleşme yasalara uygun düzenlenmiş ise burada fesih koşulları belirtilir. Eğer belirtilmedi ise yasalarda tanımları yapılan fesih koşulları ile değerlendirilir.

Genel anlamda yasalarda belirlenen fesih koşullarının neler olduğunu öğrenmek için bu konu ile ilgili olan yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

işten çıkarma durumunda ne yapılabilir?

İş hayatının içerisinde olan en önemli kavramlardan birisi de işten çıkarılmadır.

Normal insan yaşamında doğum ve ölüm gibi kavramlar nasıl olağan ve geri döndürülemez ve değiştirilemez olarak görülüyorsa, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi de bir gün sona erecektir. Bunun istenen en doğal şekli ülkemizde emeklilik anlamına gelen yasaların belirlediği süreler boyunca çalıştıktan sonra yine yasaların gözetiminde ve nezaretinde işçinin görevini kendisinden sonrakine devrederek iş ilişkisini bitirmesidir.

Fakat son 20 yılda büyüyen ekonomi ve bireylerin eğitim düzeyindeki artış ve iyice yerleşen profesyonel iş yaşamı kavramı nedeni ile normal hayat gibi iş dünyası da hızlı bir devinim içerisinde girdi.

Bu nedenle bireyin ve işyerinin/işverenin iş yaşamı sona ermese de iş ilişkilerinin sona ermesi sıklıkla gündeme gelmektedir.

İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin yapıldığı iş sözleşmesinin feshi nihai sonucu olan bir karardır. Bu her iki tarafa da belirli sorumlulukları yüklemesinin yanında sosyal bir tarafı da mevcuttur.

Bu nedenle iş ilişkisi biten işçinin iki farklı kavramı değerlendirmesi gerekmektedir. Bu işin sona ermesi ile sosyal hayatını ilgilendiren davranış biçimleri ve Sosyal hayatın içerisinde yaşamın devamını sağlayacak geliri elde etmek için iş ilişkisinin sona ermesini ve sona erme şeklini ilgilendiren gerekirse hukuksal düşünce şeklini bir arada değerlendirmelidir.

Biz bir hukuk ekibi olduğumuz için bu işin sosyal tarafı ile sadece başlıkları vereceğimiz ve hukuksal anlamda yapılacakları incelediğimiz geniş bir ölçekte genel hatları ile ele alınan yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

işçi; Haksızlık Karşısında Ne yapabilir?

işçi ile işveren arasında yasalar işçi olmadan işveren olamayacağı düşüncesi ile işçinin tarafını koruyan ve gözeten mantık içerisinde davranır. Öğretide, doktrinde ve uygulamada alınan bütün kararlar aslında işçi tarafını tutan bir mantık çerçevesinde gelişir.

Fakat işçinin kendisi ile ilgili asal bilmesi gereken konuları, -ister önemsemediği için ister diğer sebeplerden herhangi biri nedeni ile – ihmal etmesi durumunda zaman zaman işçinin aleyhine olan durumlarda cereyan eder.

İşçinin ilk yapması gereken ortada hukuki karşılığı olan bir haksızlığın olup olmadığını öğrenmektir. Yapılan bir iş sözleşmesi mevcut ise bu sözleşmenin bir kopyasının kendilerinde olması gerekmektedir. Eğer kendisinde bir kopyasının olmadığı bir sözleşmeyi imzaladığını hatırlıyor ise yine avukatı yardımı ile bu sözleşmeyi isteyebilir.

Bu konuda ücretsiz danışmanlık hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz.

Ortada somut maddi bir haksızlık var ise, bunu size avukatınız söyleyecektir. İçinde bulunduğunuz durum ve bunun şartları nedeni ile ancak genel anlamda size tek söyleyebileceğimiz bir uzman iş hukuku avukatı ile içinde bulunduğunuz durumu değerlendirmenizdir.

Çalışan insan sayısının çokluğu ve varlık bulan olayların çeşitliliği nedeni ile bu konuda genel bir yazı yazmak bile aslında çok zor ve bu konuda yazılacak bir yazı ancak sonunda yine bir uzmana başvurun ile biten bir yazı olacaktır.

İşçi Avukatının Özellikleri nelerdir?

Buraya kadar anlatılanların ifade etmek istediği tek bir kavram bütünlüğü vardır.

  • İşçi avukatı olmak; topluma karşı sorumlulukları yerine getirdiğini bilmektir.
  • İşçi avukatı olmak; çok çalışmayı baştan kabullenmek demektir.
  • İşçi avukatı olmak; hayat boyu öğrenci kalmayı kabullenmek ve bunu hazmedebilmek demektir.
  • İşçi avukatı olmak; diğer hukuk alanındaki uzmanlık alanlarını bünyende taşımak demektir.
  • İşçi avukatı olmak; işçinin yaşadığı sıkıntıları her hücrende hissedebilmek demektir.
  • İşçi avukatı olmak; işçinin mağduriyetini gidermeyi kazancına tercih etmek demektir.
  • İşçi avukatı olmak; işçinin yanında olmak demektir.
Showing 24 comments
  • Mustafa
    Cevapla

    İyi çalışmalar 21.03.2005 yılında başlamış olduğum şirket patronların kendi aralarında anlaşamadığından dolayı kapanıyor. Çalışan 12 kişiyede kıdem tazminatı ve ihbarlarımızın şirket kasasında para olmadığından dolayı ev araba vs. Sattıktan sonra müşterilere olan borçlar kapatılıp daha sonra 4 taksitte bize ödeneceği söylendi ve bu satışları nezaman gerçekleşecek bilmiyoruz. Maaşlarımız asgariden gösterilip tazminatlarımız yaklaşık olarak aldığımız maaşın brütü üzerinden ödenecek. Fakat ödenip ödenmeyeceği konusunda yada kandırılma konusunda terettüdteyiz. Bugün yarın bize kanuna uygun şekilde düzenlenmiş brütü mesaisi tatili yani alacaklarımızın yazdığı ibraname kıdem ve ihbarname imzalamamız için verilecek. Bu evrakları imzalarsak alacaklarımızı almadan problem yaşarmıyız. Senet veya çek verilmiyor. Tavsiyeniz nedir. Şirket LTD Şirket ve Şirketin üstünde 1 araçtan başka birşey yok. En kısa zamanda cevaplarsanuz çok faydalı olucak. Teşekkürler…

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Mustafa bey;
      Sizin durumunuzda olan onbinlerce işçi süreçleri yaşarken gecikmeler, etrafından yapılan benzer durumlar için yapılan yorumlara itibar etmeleri nedeni ile veya uzman görüşü almadan kendilerince hukuk sistemini yorumlamaları nedeni ile sonuçsuz kalacak bir maceraya kendilerini sürüklerler. İş hukuku davalarında 50 kanun 15 tüzü ve 3 yönetmelik mevcut. Bunu bir önceki soruya verdiğim cevapta zaten belirttim. ama tüm yorumları okumayanlar orada verilen linki takip edebilirler.
      Ayrıca tasfiye sürecinde olan bu tür işletmeler genellikle Hukuk profesyonellerinden yardım almaktadırlar. Bu nedenle işçilik alacakları için girişilecek mücadelede en etkin yöntem, olabildiğince hızlı davranmak, olabildiğince çabuk kararlar alabilen bir uzmanla birlikte çalışmak ve avukatınızın size söylediklerini harfiyen yapmak.
      Tasfiye sürecine giren şirketler öncelikle kayıplarını azaltmak için sizin durumunuza odaklanmazlar. Kayıplarınız umurlarında değildir. Bu maddenin fıtratına da uygundur insanın nefsine de uygundur. Aksi durum onbinde bir olacak şekilde azdır. Zaten bu anlayışta olanların da ilk yaptıkları işçilerini düşünmektir.
      Size tavsiyem;
      Çalışma Mağdurları arasında katılmamanız için bir belge imzalamadan önce bu belgeyi bir uzmana göstermek ve bu belgenin hukuki karşılıklarını öğrenmenizdir.

      İşçilik alacakları öncelik sırasına göre birinci sıradadır. Fakat bu ilk alacaklı olmanın koşulu bir istem dahilinde hukuki mücadelenizi başlatmanız dahilinde gerçekleşir. Aksi durumda size söylenilen gibi beklersiniz. Sıra gelirse alırsınız. Sıra size geldiğinde yani firmanızın kendi belirlediği sıraya göre sıranızı beklerseniz bunu tahsil etmeniz yıllar boyunca beklemeniz ile sonuçlanabilir.

      Çalışma Mağdurları Derneği Kurucusu olmamız nedeni ile istanbulda iseniz derneğimize gelin. Hukuki süreçler için sizden bir ücret talebimiz mevcut değildir. Danışmanlık ücreti ödemeden durumunuzu analiz eder ne yapmanız gerektiğini söyleriz. Sizde buna göre dilediğiniz uzman ile çalışabilirsiniz.

  • Betül
    Cevapla

    Merhabalar 1 sene 11 ay boyunca çalışmış olduğum satış danışmanlığı görevinden istifam yazdırılarak çıkartıldım. Daha öncesinde yaklaşık 2 ay önce işi bırakmak istediğimi fakat sonrasında mağaza sorumlumla konuşunca sorunumu çözdüğüm için vazgeçmiştim. Buna rağmen merkezden benim kesin olarak çıkmam gerektiği söylendi ve mağaza müdürüm göz yaşına dayanamayarak istifa yazdım 1 arkadaşımda aynı şekilde sorunları nedeniyle benimle birlikte çıkacaktı oda vazgeçti ve şuan onada baskı yapılıyor istifa için sorum şudur tazminat Hakkı’m var Mıdır ? Nasıl bir yol izlemem gerekir . Şimdiden teşekkürler

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkınız anlattıklarınızı ispat edebilmeniz durumunda vardır.
      Bunları alabilmek için elinizdeki deliller ve tanıklar gibi ispat araçlarınız ile bir değerlendirme yapılmasını sağlamanız ve sonuç alınma ihtimali gündeme geldiğinde hukuki süreçleri başlatmanız gerekir.

  • Açıkgöz
    Cevapla

    Merhaba kemal bey çalıştığımız sirket 2014/10 ayinda satildi ve su anda mart sonunda şirketi diğer şirketine taşıyacak sendikali arkadaslara fazladan 4maas daha verecek ama biz taşeron işçileri hakkinda hiç bir şey söylenmiyor sendikali arkadaslara bildiri de yapildi yazili olarak

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      ben sorunuzun ne olduğunu anlamadım. sorunuz nedir. şirketinizin satıldığını söylüyorsunuz. sizin dışınızdaki çalışanlara yapılan bir uygulama var. size bu yapılmamış. soru nerede?

  • Ezgi
    Cevapla

    merhabalar,
    02.12.2014 tarihinden beri çalışmış olduğum firma küçülmeye girerek 3 ortaklı olan şirketi %80 pay sahibi olan tek kişiye tüm haklarını devrederek firmayı kapattılar. Kapatma işlemiyle birlikte çalışanlar 22.02.2016 tarihinde 17 kodlu çıkış yaparak devralan patronun diğer firmasına bizler durumu öğrenip sorgulamaya başlayınca 02.03.2016 tarihinde ortağın kendi firmasına sigorta başlangıcı yaptılar. bu durumda oluşan mağduruyet benimle birlikte 3 işçide bulunmaktadır. haklarımızla ilgili sorular sorduğumuzda şirketi devreden 2 ortak sizin haklarınız diğer firmada saklıdır, bir sorun olmayacaktır diye sözlü olarak söylediler. fakat biz bu durumdan fazlasıyla rahatsız olduğumuz için durumu ALO170 i arayarak sorgulamaya ve haklarımızı öğrenmeye çalıştık. oradan aldığım bilgiye göre çıkış yapıldığında bizlere izin, kıdem ve ihbar tazminatlarımızı vermeleri gerektiğiniz öğrendik. bu durumda iş veren ve haklarını devreden ortaklar için nasıl bir yol izlemeliyiz. şirket kapanması olarak gösterilen çıkışlarda tazminatların verilmesi gerekiyor mu? yoksa bize sözlü veya yazılı olarak haklarınız bizde saklıdır gibi bir evrak ve ibare bilirtmeleri bu konuyu çözer mi?

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Ezgi; sana yardımcı olabilmek adına ihtiyaç duyduğum bazı bilgiler var; çalışma mağdurları derneği kurucusu olmamız nedeni ile danışmanlığı bizden ücretsiz alabilirsin. Bu nedenle istersen bize telefon ile yada mail yolu ile ulaş detaylı bilgi sonrasında net bir şeyler söyleyebilelim.

  • mustafa
    Cevapla

    Merhaba 2011 8 ayda özel soktorde calismaya başladım is girişinde belirsiz süreli sözleşme imzalamistim şimdi iş ortasında bir sözleşme daha getirdiler ve imzalamami istediler ve imzalamadim aradan bir iki ay geçti sozlesmeyi imzalamazsaniz zam ALAMAZSINIZ dediler daha sonra formalite falan dediler yani bi şekilde imzalattilar imzadan sonrada is verenin bana olan tavırları değişti tabiki ve aramızda anlaşmazlıklar başladı benim hakkımı ala bilmem için ne yapmam gerek Teşekkürler.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Mustafa;
      Sana imzalatılan belgenin ne olduğu ve içinde nelerin geçtiği hakkında biraz daha bilgi vermeni isterim. Haklarını alabilmen için şu anda yaklaşık 5 yıllık bir kıdem tazminatın mevcut diğer haklarının neler olduğu konusunda bana biraz bilgi verirsen sevinirim.

  • erdil
    Cevapla

    Merhaba Kemal Bey size sormak istediğim bir kaç husus var yardımcı olursanız sevinirim.

    1- 2,5 yıldır çalışmış olduğum şirkette bu ay sonu ile 01.04.2016 tarihinde işime son verileceği sözlü olarak tarafıma bildirildi, Yasal olarak 6 hafta önceden yazılı olarak bildirmek zorunda bildirmediği için ihbar tazminatı ödemek ve son 14 gün kala günde 2 saat iş arama izni vermek zorunda değil mi ?

    2- Bu 2,5 yıllık süre’de sabah 08:00 akşam 18:30′ saatleri içerisinde hafta içi ve c.tesi günleri 08:00-15:00 saatleri arasında çalıştım.

    normal şartlarda bir işçinin haftalık çalışma saati 45 saattir ama bizim şitket’te çalışma saatlerinde de belirtmiş olduğum gibi fazla çalışıyoruz ve fazla mesai ücreti almıyoruz maaş bordromuzada bu saatler 0 olarak geçiyor.

    ben bu fazla mesai ücretlerini ne gibi kanıtlarla talep edebilirim?

    2,5 yıldır çalışıyorum son 8 aydır maaşlarımız banka aracılığı ile ödeniyor
    bu 8 aydan önceki dönemde maaşlarımız elden ödendi ödenirken’de herhangi bir evrak , maaş bordrosu imzalamadım.şimdiye kadar bir kez kredi çekmek için maaş bordosu aldım sadece bunun dışında hiç bir evrağa imza atmadım

    Ayrıca işe giriş çıkış saatlerimizi sabah giriş olarak imzalıyoruz ama akşam çıkış saatlerini bize imzalatmıyorlar

    Bu giriş tablosu haftanın 6 gününü kapsıyor ve saadece işe giriş kısmı var çıkış kısmı yok ben bu belge’nin fotokopisini alırsam bir faydası olur mu ?

    Cevabınızı bekliyorum iyi çalışmalar

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      girmiş olduğunuz mail adresinize cevabımız gönderildi.

      • erdil

        Teşekkürler

  • seyit
    Cevapla

    iyi akşamalar 14 aydır bir firmada çalışıyorum 8 saat diye imza attık ama zorunlu olarak günde 11 saat çalışıyorum mesai de alamıyorum ve de maaşımı asgari ücret gösterip kalanını elden veriyorlar. ne yapmam lazım yardımcı olursanız sevinirim..

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      seyit bey; iş yerinde bazı sorunlarınız var fakat ben göndermiş olduğunuz mesajda bir soru? göremiyorum. ne yapmam lazım. fakat ne için ne yapmam lazım. Şöyle ki; ben iş yerinde çalışmaya devam etmek ve işverenin bu davranışları yapmamasını sağlatmak istiyorum anlamı da bu yazınızın içerisinde mevcut. işten çıkmak istiyorum ve haklarımı alabilirmiyim gibi bir anlamı da içinde barındırıyor. biraz açıklayıcı olun lütfen.

      • Hakan

        Slm 1.5 yıl önce işyerimden istifa dilekçesi imzalattırılarak işten ayrıldım 6 sene çalıştığım kurumdan tazminat alabilirmiyim

      • Kemal Kaya

        bu tür durumlarda hemen açacağınız bir dava ile bana baskı ile imzalattırılan istifa dilekçem geçersizdir ben haklarımı istiyorum demeniz ile aradan geçen 18 ay sonra aynı şeyi söylemeniz arasında nasıl bir fark olacağını ve bunun işveren tarafından nasıl kullanılacağını düşünün. her ne kadar işçilik alacakları için zaman aşımı süresi konusunda bir sıkıntılı durum olmasa da yani siz şu anda da bir dava açabilme durumunda olsanız bile istemek ve iddia etmek ile bunu ispatlayabilmek ayrı şeylerdir. yakın tarihte sizinkine benzer şekilde işten çıkarılan biri var ise bu işinize çok yarar.

  • ilker
    Cevapla

    Merhabalar. Öncelikle işçilere verdiğiniz sayğıdan dolayı sizlere teşekkür etmek istiyorum. Benim şuan çalıştığım iş yerine 15/09/2014 girdim. Haftada toplam 6 gün 8:30-18:30 Cumartesi 8:30-17:00 arası çalışmaktayız. Yani Haftada 64 saat çalışmaktayım. Mesai ek ücret felan almamaktayım. Başta maaş ne anlaşılmışsa onu almaktayım Toplam : 1475 TL. Maaşımız bankaya 1215 TL ve elden 125 TL Agi + kalan maaşı alıyorum. Brüt SGK sitesinde 1700 TL görünmektedir. 1 sene dolmama ragmen bana yıllık izin cumarteside dahil 6 gün verildi sistemleri böyleymiş. İstedigimiz zaman ise çıkamıyoruz. Mesela yazın bana verilmedi kışın çıktım. Burada teknik servis elemanı olarak çalışıyorum ve ayrıyetten iş güvenliğimiz hiç yok. Aylık 200 TL yemek parası alıyoruz. Yol verilmiyor. İşe girerken hiçbir iş sözleşmesi imzalamadım ve 1 ay sigortamı geç yaptılar yani 1080 gün üzerinden işsizlik maaşı alamayacagım bildigim kadarı ile. Ben bu şartlar altında çalışmaktayım. Çok mutsuzum. Bu durumdan bütün çalışan arkadaşlarım rahatsız yalnız bir işe ihtiyacımız olduğumuz için elimizden hiçbirşey gelmiyor. Yani kısacası kimse kimseye şahit olmaz iş kaybetme korkusu ile. Kamera kayıtları bulunmaktadır ama elden parayı kamerasız ortamda alıyoruz. Ben herşeyi göze alıp bu duruma artık dur demek ve haklarımı korumak istiyorum. Şuan 19 Mayıs tatil ve ek ücret vermemesine ragmen çalışmaktayım. Gelmesek işten çıkarmayacaklar ama böyle durumlarda mobik resmen terör uyguluyorlar.Tazminat vermemek için ellerinden geleni yapan insanlar çünkü. Yıldırma politikası kısacası. İhtiyacım var ve işten atılmak istemiyorum. Çıkarılırsalarda alacagım 1 kıdem. Bu konuda size akıl danışmak ve haklarımı sonuna kadar savunup buradaki çalıştığım süre zaarfında hakkımı almak istiyorum. Bu bu şartlar altında mümkün müdür ? ve nasıl bir yol izlemem gerekiyor. Benim bu şartlar altında çalıştıpım süre zaarfı boyunca fazla çalışmamı kıdem-ihbar tazminatımı ve kullanmadığım yıllık izin ücretlerini alabilir miyim?
    Teşekkür ederim.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      ilker bey içinde bulunduğunuz durum ile icinde bulunduğunuz durumun ispat edilmesi farklı konulardır. bu şartlar altında hiç kimse çalışmak istemez. ancak bunu ispat etmek de bir kazanım için gereklidir. Hukuk muhakemeleri kanunu eski 1086 nolu şimdi güncel olanı 6100 sayılı kanun a göre kabul edilebilecek deliller belirlenmiştir. bu deliller olmadan bir davanın ispatsız bir şekilde işçinin lehine sonuçlanması son derece güçtür. bu davanın neticesinde beklentinize uygun sonuç için bir yada iki şahit bulamadığınız müddetçe işinizin mahkeme yolu ile oldukça zor olacaktır. bize bir iletişim numarası bırakmış olsa idiniz size ulaşmak isterdim. ayrıca mail adresinize de bir mail göndermeme rağmen mail sürekli responce edilerek ulaştırılamadı şeklinde bilgi mesajı geliyor.

  • Yavuz celik
    Cevapla

    Deniz kuvvetlerinde inşaat işçisi olarak çalışmaktayım,devamlı dış görevler oluyor ve 1 sene ve üstü sürüyor haliyle aileden uzak kalınıyor sendika sözleşmede yılda 120 gündem fazla çalışamaz diyor ama kurum buna uymuyor ne yapmalıyız,tayinde vermiyorlar.saygılarımla

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      Sizin sorununuz işvereniniz düşük rütbeli muvazzaf personel olması nedeni ile uzlaşma ile çözüme kavuşmaz. Tecrübelerimiz bu personelin sizin istek ve talepleriniz ve belirttiğiniz haklarınızı kullandıma ile ilgili olarak gerekli raporları verilmediği konusundadır. Siz bu konuda bir dava süreçlerine başlamadığınız takdirde ise merkezi yönetimin sizin bölümünüzde olan olaylardan haberdar olabileceğini düşünmüyorum. Bu konu ile ilgili olarak deniz kuvvetleri komutanlığına karşı açılacak bir dava ile; sizin ve sizin departmanınız dahil olmak üzere tüm benzer durumdaki departmanların hızlı çözüme kavuşacağını düşünüyorum.

  • Abdullah
    Cevapla

    Merhaba Kemal Bey

    2009 yılından 2011 yılına kadar Aktif iletinin acentesinde çalıştım ve çalışma dönemimde 29 ay gibi sgk pirimim benim isteğim ile ödenmedi. 2011 10. ayda motorla kuryelik yaparken trafik kazası geçirip kalıcı olarak engelli oldum , kendimde değilken ailem konuyu yargıya taşıyacağını belirttiğinden şirket benimle anlaşmak istedi. Sgk nın yatırılmadığından haberdar olduğum için yargıya taşımanın etik olmadığını düşündüğüm için iş yerinden bir talepte bulunmadım sadece onların vaadlerini dinledim bana 1500 tl gibi yardım yapıp bu yardımın tedavim bitip iş başı yapana kadar süreceğini ve bu süre içerisinde sgk mın yatırılacağını belirttiler anlaştık. İlk aydan sonra söz verdikleri yardım ücreti ödenmedi bende üstüne gitmedim sgk pirimime baktığımda her ay düzenli ödeniyordu anlaşmaya uyduğumuzu sanmıştım. Fakat bugün sgk pirimimi kontrol ettiğimde o dönemdeki ödemelerin iptal olduğu ve sgk pirimimin ödenmediğini gördüm farklı bir şirket üzerinden yapıp sonrasından iptal görünüyor. Anlaşma kendileri tarafından bozulduğundan dolayı ben kazadan önce ki ve sonraki tüm haklarımı acenteden değilde direk ana firmadan alabilme durumum söz konusumudur . Konuyu bilginize sunar bilgilendirmenizi arz ederim. Abdullah 0505 438 53 23

  • METİN CANYURT
    Cevapla

    Kemal bey
    merhabalar ben 4 yıldır şok markette magaza müdürü olarak çalışmaktayım ben işimi bazı sorunlardan dolayı işi bırakmak istiyorum ama bizim şirketimiz biraz sıkıntılı olduğu gece gündüz çalışıyoruz ama haklarımızı alamıyoruz bunun için tazminat vermez ben tazminatımı almak için ne yapabilirim bana bu konu hakkında yardımcı olabilir imisiniz gerekirse yüz yüzede görüşebiliriz 05455483370 lütfen yardımlarınızı bekliyorum saygılar.

    • Kemal Kaya
      Cevapla

      çalışma mağdurları derneği olarak şok marketlere karşı yönelitilen devam eden davalarımız var. çalıştığınız kurumu sizin kadar iyi tanıyoruz. bizimle irtibata geçin. daha sağlıklı olur.

Yorum Yapın