Kıdem kelimesinin işaret ettiği tüm alt kavramları içinde barındıran; işçinin çalışma süresi, yani hizmet süresi ve bu hizmetin karşılığında aldığı ücret ile birlikte işveren tarafından işçiye yöneltilen tüm haklar işçinin kıdemi belirlenir. Yol, yemek, yakacak, giysi, bayram veya normal ikramiyeler, primler işçinin maaşı dışında işveren tarafından ona verilen haklarının tamamını teşkil eder.

“Kıdem Tazminatı”; İşveren ile işçi arasında ister hizmet sözleşmesinin sona ermesi, ister iş sözleşmesinin taraflardan biri tarafından fesih edilmesi, yada işçinin ölmesi neticesinde mirasçılarına devredilen işçinin tartışılmaz ve devredilmez bir hakkıdır.

“Kıdem tazminatı”; bir işyerinde belirli bir süre çalışarak hizmet sözleşmesi sona eren işçiye veya ölümü durumunda yasal mirasçılarına, yasada sayılan durumlarda ve hizmet süresi ile ücretine göre değişen tutarda işverence ödenmesi gereken paradır.

Kıdem tazminatının niteliği konusunda yapılan farklı değerlendirmeler, konunun işçiler için ne kadar önemli olduğunu vurgulayan kanıtlardır. Bu tanımlara göre;

  • “Kıdem tazminatı”, işçinin yıpranması karşılığında ödenen paradır.
  • “Kıdem tazminatı”, işçinin yıllarca birikmiş işgücünün karşılığı ve onun ücreti için de yer alan ücret niteliğinde bir gelirdir.
  • “Kıdem tazminatı”, işçiyi korumak amacıyla düzenlenen bir ödemedir.
  • “Kıdem tazminatı”, işyerinde emeği bulunan işçiye ödenen ikramiyedir.
  • “Kıdem tazminatı”, işçinin işsiz kaldığı sürede gereksinimlerini karşılaması amacıyla ödenen bir çeşit “sigortadır”
  • “Kıdem tazminatı”, işçinin iş güvenliğini sağlama fonksiyonu taşıyan bir araçtır.
  • “Kıdem tazminatı”, iş hukukuna özgü, işçinin işini kaybetmesi olgusuna dayalı, kıdem esası üzerine kurulu özel bir tazminat ve hatta kurumdur.

Kıdem tazminatı hakkının ne ölçüde, nasıl ve hangi koşullarda ödeneceği 1475 sayılı iş kanununda ayrıntılı olarak belirtilmiştir. 1475 sayılı iş kanunundaki bu madde 4857 sayılı kanunda herhangi bir değişikliğe uğramamıştır. 4857 sayılı iş kanunu Kıdem tazminatının hesaplanması konusunda bir değişiklik yapmamış olsa da ödenmesi ve ödenmesine yönelik yaptırımları nedeni ile işçi lehine olacak düzenlemeleri bünyesinde barındırmaktadır.

Kıdem tazminatı ödenmesi zorunludur ve nihai bir karardır. Ödenmemesi durumunda borçlar kanunu hükümleri beraberinde icra-iflas kanunları ile alacağın tahsili devam ederken tazminatın ödenmemesi bazı durumlarda alıkonulma (halk arasında hapis cezası) kararını da meydana getirebilir. Usul kanunlarının önemi burada çok önemlidir. Bu nedenle Kıdem tazminatı uzun süre çalışmış bir işçi için büyük bir gelir kaybı olmakla birlikte işçinin Bahsedilen geniş bir kanun bütününü ihtiva eden bu durumda mücadelesini yalnız başına vermesi istenmeyen durumlara yol açabilir.

Yorum Yapın