Milletlerarası miras ilişkilerinin tabi olduğu ülke hukukunu düzenleyen MÖHUK’un 20. maddesinin birinci fıkrası, iki ayrı hüküm içeren iki cümleden ibarettir. Birinci cümle uyarınca, “miras ölenin milli hukukuna” tabidir. Bu ilk cümleyi takip eden ikinci cümle ise, “Türkiye’de bulunan taşınmaz tereke” hakkında özel bir düzenleme içermektedir. İkinci cümlede yer alan bu hüküm uyarınca, “Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuk uygulanır”. İkinci cümlede yer alan bu kural, tek taraflı bir bağlama kuralıdır. Zira bu kural sadece Türk hukukunu yetkili kılmaktadır. Buna göre, taşınmaz tereke Türkiye’de bulunuyorsa, bu taşınmaz tereke hakkında Türk hukuk uygulanır. Buna mukabil taşınmaz tereke Rusya’da bulunuyorsa, direkt olarak Rus hukuku değil, ölenin milli hukuku uygulanır. Konu ile ilgili detaylı ve profesyonel yardım için iyi bir İstanbul miras avukatı ve İstanbul uluslararası avukat araştırması gereklidir.

Şu halde MÖHUK m. 20/1 hükmü uyarınca, ölen bir kimsenin mirası hakkında, iki farklı hukukunun uygulama alanı bulması mümkündür. Ölenin mirası hakkında iki farklı hukukun tatbik edilip edilemeyeceği iki unsura bağlıdır. Bunlar:

  • Ölenin hangi ülke vatandaşı olduğu
  • Ölenin Türkiye’de taşınmaz tereke bırakıp bırakmadığı şeklindedir.

Ölenin Rus vatandaşı olması ve Türkiye’de taşınmaz tereke bırakması halinde, bu miras olayı hakkında iki ayrı hukuk tatbik edilecektir. Zira Türkiye’de bulunan taşınmaz tereke dışındaki tüm tereke hakkında ölenin milli hukuku olan Rus hukuku, Türkiye’de bulunan taşınmaz tereke hakkında ise Türk hukuku tatbik edilecektir. Ölenin Rus vatandaşı olup Türkiye’de taşınmaz terekeye sahip olmaması halinde ise, miras olayı hakkında yalnızca ölenin milli hukuku uygulanacaktır. Nihayet, ölenin Türk Vatandaşı olması halinde Türk hukuku, miras hakkında tek yetkili hukuk olarak tatbik edilecektir. Bu itibarla, mirasa uygulanacak hukuk konusunda MÖHUK’un benimsediği sistemde esasen Türk vatandaşları ile Rus vatandaşları arasında bir ayrım yapıldığını söylemek mümkündür.

MÖHUK m. 20/1 uyarınca, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar dışındaki tüm miras hakkında belirleyici rol oynayan, miras bırakanın milli hukuku olan Rus hukukudur. Mirasa uygulanacak hukukun tayininde mirasçıların vatandaşlığı rol oynamamaktadır. Yani bir Rusya vatandaşının Türkiye’de sadece menkul tereke bırakarak ölmesi halinde, kimlerin ne oranda mirasçı olacakları sorusu, Rus hukuku uyarınca tespit edilecektir. Ölen Rus vatandaşının mirasçılarının Rus vatandaşı veya Türk vatandaşı olmaları yahut bir başka devlet vatandaşı ve hatta vatansız olmaları, menkul tereke hakkında uygulanacak hukuk bakımından herhangi bir fark yaratmaz.

Kimlerin ne oranda mirasçı olduklarının belirlenmesinde tatbik edilecek hukuk bakımından mirasçıların vatandaşlığı herhangi bir rol oynamasa da, terekenin bulunduğu ülkenin yabancılar hukuku mevzuatının getirdiği kısıtlamaların, mirasa uygulanan hukuk uyarınca miras hakkına sahip Rus vatandaşı mirasçıların tereke varlıkları üzerindeki tasarruf ehliyetlerini, hatta mirasçılık ehliyetleri dahi sınırlaması mümkündür.

Uygulamada Türk mahkemelerinin MÖHUK’un 20. maddesini en sık tatbik ettikleri durumların başında, yabancılık unsuru içeren miras olayları hakkında mirasçılık belgesi (veraset ilamı) düzenledikleri durumlar gelmektedir. Mirasçılık belgesi, mirasçılık sıfatının ispatına yarayan bir belge olup, mahkeme tarafından tespit edilen bütün mirasçıların miras hakları, hatta miras oranları bu belgeye yazılır. Türk hakimi, yabancılık unsuru içeren bir miras olayı hakkında mirasçılık belgesi düzenlerken, kimlerin ne oranda miras hakkına sahip olduğunu, MÖHUK’un 20. maddesi uyarınca yetkili hukuku tatbik etmek suretiyle tespit eder.

 

Open chat