İş Hukuku ve İş yeri kavramı

İş Hukuku ve İş yeri kavramı

İş ve iş yeri insanlık tarihi kadar eski olsa da kanunlarda zaman zaman ortaya çıkan belirsizlik ve belirsizlik kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçmek için işyeri kavram olarak tanımlanmak zorunda kalmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Yasa Bütünlüğü içerisinde “İş yeri” kavramı

İş yeri kavramı yasaların içerisine işçi ve işveren kavramları ile birlikte eş zamanlı olarak giren kavramlar arasındadır. İş veren vekili ise daha sonraları yani daha yakın tarihlerde girmiştir. İşçi ile işveren arasındaki hukuksal bağ iş başı ile kurulur. Bu hukuksal sorumluluk ve yükümlülüklerin ihlali ile taraflardan birinin doğrudan yada dolaylı olarak zarar görmesi durumunda hukuksal çözüm amacı ile tarih boyunca toplumların adalet sistemleri içerisinde bu yöndeki başvurular değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler zaman içerisinde belirli kavramları ve bu kavramların tanımlarını yasaların içerisinde ifade edilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.

İş yeri kavramı da tıpkı diğer kavramlar gibi işçi ve işveren kavramı ile birbirine sıkı sıkıya bağlı kavramlardandır. Ortada bir işletmenin ve bir işin varlığı durumunda ve fiziksel bir iş yerinin varlığının bulunmadığı durumlarda da meydana gelebilir. Kamu veya özel ve tüzel kişiler tarafından istihdam edilen kır korucuları, gibi çobanlık gibi işler için işin ifa edildiği yer olarak fiziksel bir iş yerinden bahsedilemez.

İş Hukuku Avukatı

İş Hukukunda İş yeri kavramı

Buna rağmen bir işin varlığından ve işçi ile işveren arasındaki ekonomik bir bağın varlığından söz edilebilir. Bu durumda bile “İş hukuku” ilgi alanına giren her türlü dava açılabilir. Ve bu davalar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde görülebilir ve görülmektedir. İş davalarında fiziksel anlamda bir iş yerinin bulunmaması davanın reddi için yeterli değildir. İşletme kavramının varlık bulması yeterlidir.

İş Kanununun 2. maddesine göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan veya olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime iş yeri denir. İş yeri; iş yerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. İş yeri kavramı, 6331 sayılı İSGK.3’te de benzer şekilde tanımlanmıştır.

5510 sayılı yasaya göre, sigortalı sayılanların maddi olan veya olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yere iş yeri denir (md.11/2). İşin yapıldığı yer ile iş yerine ekonomik olarak ya da nitelik olarak bağlı yerler ve eklentilerle araçlar iş yeri kapsamına girer. İşletmenin ekonomik amacına tahsis edilen, işletme ile teknik ve ekonomik olarak bağlantılı olan ve aynı amaca ulaşmak için iş yeri yönetimi tarafından kullanılan yerler iş yeri sayılır.

İş Kanununun 2. maddesine göre, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da iş yerinden sayılmaktadır. İşletme kavramı, iş yerinden daha üst bir kavram olup sermaye, organizasyon, yönetim ve personel unsurlarının bir araya gelmesiyle oluşur. İşletme, iktisadi bir bütünlüktür. İş yeri ise, iktisadi bütünlükte yer alan unsurların faaliyet gösterdiği yerdir.

İşçilerin çalıştığı, ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü, üretimin yapıldığı yer ve bunlara bağlı eklentiler iş yeri kavramını oluşturur. İşçinin iş yerinde çalıştırılması zorunlu değildir. Örneğin satış temsilcileri, gazete dağıtıcıları, ilaç temsilcileri, şoförler genellikle iş yeri dışında çalışmalarına rağmen iş sözleşmesi ile çalışmaları halinde işçi sayılırlar. Ayrıca Basın iş kanunu kapsamında çalışan muhabirlerin de asli görevlerini fiziksel bir iş yeri olmadan gerçekleştirmektedirler.